HABERLER

15.11.2025

FUTBOL

Başkanımız Serdal Adalı ile Teknik Direktörümüz Sergen Yalçın’dan Açıklamalar

Başkanımız Serdal Adalı ile Teknik Direktörümüz Sergen Yalçın, BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde düzenledikleri basın toplantısında Futbol A Takımımızın gündeminde yer alan konulara dair açıklamalarda bulundu.

Başkanımız Serdal Adalı, basın toplantısında şunları söyledi:

“Siz değerli basın mensuplarına ve ekranları başında bizleri izleyen tüm taraftarlarımıza saygılarımı sunmak isterim. İlk sorunuzun ve günün ana gündeminin Rafa Silva’nın durumu olduğunu bildiğimiz için toplantımıza bu konudan başlamak istiyorum.

Sonrasında tüm diğer konularda hem ben hem de Sergen hocamız sorularınızı memnuniyetle cevaplayacağız.

Şimdi Rafa Silva ile ilgili yaşadıklarımızı net biçimde anlatmak istiyorum. Öncelikle bilinmelidir ki, Rafa geçen sezon ligde maç başına 87 dakika süre alan bir oyuncuydu. Bu sezon Başakşehir maçında 73. dakikada oyundan çıktı. Maçtan birkaç gün sonra menajeri arayıp görüşme talep etti ve görüştük. Bir süre sonra da Rafa Silva ile görüşmemiz gerçekleşti. Başta oyundan alınmasıyla ilgili olarak karşılıklı diyalogla çözülebilecek bir problem olduğunu düşünmüştük ve mesele büyümeden kendi içimizde çözmek istedik. Bunun için de epey uğraştık.

Fakat Rafa ile yaptığım görüşmede bana kendisinin kimseyle sorunu olmadığını, artık futbol oynamak istemediğini ve hatta emekli olmak istediğini söyledi. Bir süre geçtikten sonra da ağız değiştirip “Geldiğimden beri 3 başkan, 4 teknik direktör gördüm. Artık mental olarak başka yere gitmek istiyorum.” diyerek farklı söylemleri oldu.

Şunu herkes bilsin…

Hiç kimsenin bir suçlu aramasına gerek yok. Bizim tavrımız başından beri tamamen oyuncuyu kazanma yönünde olmuştur. Bizim Rafa’ya maddi açıdan da resmi ya da gayri resmi hiçbir borcumuz yoktur. Sözleşmesinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerimizi bugüne kadar eksiksiz yerine getirdik. Açıkçası kendisinden de hala aynı beklenti içindeyiz.

Biz ilk günden beri kendisine her zaman özel davrandık, yıldız oyuncu olduğu bilerek esneklikler sağladık ve her derdiyle en yakından ilgilendik. Tabir-i caizse oyuncumuzu sarıp sarmaladık. Ben bir Beşiktaşlı olarak, bu kulübün başkanı olarak ister miyim en iyi oyuncularımdan birisinin, hem de transfer sezonu bile gelmeden takımdan ayrılmasını...

Ama kendisinin bu tavırlarından sonra da oyuncudan devre arasına kadar profesyonel yükümlülüklerini yerine getirmesi, antrenmanlara çıkması ve maçlarda görev alması istedim. Kendisiyle birebirde de uzun uzun oturduk, konuştum.

Bu taraftarın, benim, kulübün, hepimizin onu ne kadar sevdiğini ve en azından bu taraftar için de olsa devre arasına kadar sahaya çıkıp en iyisini yapması gerektiğini söyledim. Kendisini bu kadar bağrına basan Beşiktaş taraftarı ve takımdaşlık yaptığı arkadaşları için bile olsa en azından devre arasına kadar kimseyi yarı yolda bırakmamasını rica ettim.

Ama Rafa bu konuda da şu ana kadar olumlu bir adım atmadı. Bundan sonra da ayrılmak istiyorsa devre arasında çıkış şartı olarak kulübümüzü tatmin edecek bir fesih bedeli olacağı da kendisine net biçimde ifade edilmiştir.

Buna karşılık Rafa’ da, “3 milyon euroyu getireyim, beni hemen bırakın.” demiştir.

Tekrar söylüyorum: Burası Beşiktaş! Bu kulüpte oyuncular kendi şartlarını dikte edemez. Bu kulüpte hiçbir futbolcu, “Ben şu kadar para getirdim, gidiyorum.” diyemez. Bir oyuncu Beşiktaş’tan ayrılacaksa, şartları Beşiktaş belirler. Son sözü Beşiktaş söyler.

Kulüplerin de hakları vardır. Ayrılmak isteyen bir oyuncu, kulübün belirlediği bonservisi getirir ve gider. Aksi mümkün değildir.

Şunun altını çiziyorum: Rafa Silva bizim sözleşmeli oyuncumuzdur. Bugünden sonra iki seçeneği vardır…

Ya bir an önce kendisine duyulan sevginin ve güvenin karşılığını verir, profesyonelliğin gereğini yapar ve sözleşmesi bitene kadar yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirir. Ya da Beşiktaş’ın belirlediği bonservisi getirir, gider. Bunların ikisine de yanaşmıyorsa sözleşmesinin sonuna kadar hiçbir yere falan da gidemez.

Beşiktaş’ın böyle bir durumda kimsenin maaşından edeceği tasarrufa falan da ihtiyacı yoktur. Gerekirse parasını da veririz, burada oturur.

Tekrar etmek istiyorum…

Bir an önce gelip antrenmanlarına ve maçlara çıkmak ve arkadaşlarına katılmak isterse işte saha burada, forması da hala orada duruyor. Ama “Ben gidiyorum” diyerek kimse bu kapıdan çıkamaz. Gerekirse konu FIFA’ya taşınır, Beşiktaş’ın hakları sonuna kadar savunulur. Her oyuncunun alternatifi bulunur. Beşiktaş, bir oyuncu vazgeçti diye hedeflerinden asla taviz veremez.

Devre arasında hocamızın istediği bölgelere gerekli takviyeleri yapacağız ve Beşiktaş’a katkı sağlayacak oyuncuları kadroya katacağız. Yaz transfer döneminde de bu yapılanmayı tamamlayacak adımları atarak Beşiktaş’ı hak ettiği seviyeye taşıyacağız. Yine tekrar ediyorum. Gerek ben ve yönetimim gerekse de teknik kadromuz Rafa’nın kalması için hiçbir futbolcuya yapılmayan özveri gösterilmiştir.

Camiamızdan tek beklentimiz, attığımız her adımın Beşiktaş’ın menfaati için olduğunu bilmeleridir. 
Taraftarlarımızdan günlük iyi ya da kötü sonuçlardan ziyade inşa etmeye çalıştığımız sürece güvenmelerini rica ediyoruz.

Konuyla ilgili benim söyleyeceklerim bunlardır ve hocamızın da anlatacakları olduğunu bildiğim için şimdi sözü kendisine bırakmak istiyorum.

Teknik Direktörümüz Sergen Yalçın, basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

“Aslında milli maç arasında Serkan ile beraber bir basın toplantısı yapacaktık. Kurduğumuz birimler, yeni çalışma sistemimiz, devre arasında neler yapacağız… Sezon sonu ve önümüzdeki sezon planlarımızı açıklayacaktık. Ancak yaşanan süreç bizi bu duruma getirdi. Rafa Silva ile ilgili duruma getirdi. Onunla ilgili konuşmak zorunda kalıyoruz. Ancak çok fazla konuşmak istemiyorum. Çok da tasnif ettiğim bir durum da değil. Çünkü kendi antrenman yaptığım oyuncumla ilgili özel şeyleri burada anlatmak ne kadar doğru. Ama maalesef bizi bu seviyeye getirdiniz. İş ahlakımızla ilgili her şeyi sorgulamaya başladınız. Kesinlikle ağzımdan yapılmayan açıklamaları sosyal medyada görünce bu bizi tabii üzüyor doğal olarak. Olay günün olayı değil. İdare etmedi diyorsanız, şu ana kadar hiçbir oyuncuyu idare ettiğim kadar o oyuncuyu idare ettim. Şimdi biraz sonra anlatacağım anlayacaksınız nasıl idare ettiğimi.

Göreve başladığım ilk gün. Ümraniye’de ben oyuncularla bireysel toplantılar yaparım, konuşurum. Hem bireysel hem de grup toplantıları yaparım ki. Süreç nasıl işliyor, neler yanlış neleri düzeltebiliriz. Oyuncuların bizden istekleri neler bunlarla ilgili toplantılar yaparız. İlk toplantıyı Rafa Silva ve üç oyuncuyla beraber yaptım. Oyuncu bana “sezon başı kampına zoraki geldim. Futbolu bırakmayı düşünüyorum. Burada çok mutsuzun, burada durmak istemiyorum” dedi. Daha birinci gün. Ben de “Eyvah bomba daha ilk gün kucağımızda patladı” dedim. Keny Arroyo da bana aynı şeyi söyledi. Kesinlikle burada oynamak istemediğini söyledi. Ben de başkana söyledim. Bu çocuk burada durmak istemiyor. Burada mutsuz önünü açalım dedim. O zaten ayrıldı. Sonra ben Rafa’ya “Biz seni burada rahat ettiririz, hiçbir şeyine karışmayız, seni idare ederiz” gibi cümleler söyledim. Oyuncunun kafası rahatlasın diye. Kısa bir metrajda sorunu çözdüğümü düşünüyorum.

Bir süre geçtikten sonra konu tekrar gündeme gelmeye başladı. Saha sonuçları sağlıklı olmayınca. Saha sonuçları maalesef beni desteklemeyince, takımımız istediğimiz pozisyonu alamayınca biz güçsüzleşiyoruz. Üzerimize daha fazla gelmeye başlıyorlar. Benim için hiçbir şey önemli değil. Tribüne gelen taraftar önemli benim için.

Bir ay sonra Rafa Silva’yı tekrar çağırdım. Oyuncuyla tekrar görüştüm. Ona, “Sen bizim için çok değerlisin. Takımımızın en önemli oyuncususun. Bu takımın ve arkadaşlarının sana ihtiyacı var. Pozitif olman lazım” dedim. Vücut dili düşmüştü. Tekrar toparlayalım diye kafasını rahat ettirmek için tekrar konuştum oyuncuyla. Toparlamaya çalıştık. Ama maalesef Kasımpaşa maçı haftası. Artık olay halledilmeyecek durumlara gitmeye başladı. Oyuncu bize antrenmanlara çıkmayacağını ve maçlarda oynamayacağını deklare etti bize.

Oyuncuyu tekrar görüşmeye çağırdık. Ben çağırdım, Serkan çağırdı. Sorunu varsa çözelim, yardımcı olalım. Bu olaydan sonra ben ekibimi toplayıp “Rafa Silva’ya hiçbir şekilde dokunmayın” dedim. “Serbest bırakın” dedim. En azından belli bir süre durumu idare etmeye çalıştım. Maalesef oyuncu vitesi çok arttırdı. Antrenmanlara çıkmayacağını ve maçlarda oynamayacağını net olarak deklare etti. Bundan sonra konu benim halledebileceğim bir konu olmaktan çıktı. Tamamen idari bir konu haline geldi. Ben de artık bunu başkana söyledim. Bu açıdan tekrar söylüyorum. Oyuncu bizim için çok değerli. Bugün hala kapımız açık oyuncuya. Oyuncu bizimle diyalogu kapattı. Menajeri aracılığıyla haberler yolluyor. Konu benim dışımda artık. Oyuncuyu niye çıkardım derseniz. Bazen oyuncular oyundan çıkar. Olay bizi şuraya yöneltiyor.

Kimse Beşiktaş Camiasından büyük değildir. Biz burada çalışan insanlarız. Bugün varız yarın yokuz. O yüzden Camiaya hizmet etmek çok daha önemlidir. Ben, oyuncularımın ve Takımımız menfaatini düşünmek zorundayım. Biz de Rafa’nın haricinde 27-28 oyuncu var. Onları da düşünmek zorundayız. Her pazartesi şu hale geldi. Rafa antrenmana çıkacak mı oynayacak mı? Menajeri arıyor. Böyle yaparsanız şöyle olur. Bizi bırakırsanız antrenmanlara çıksın, maçta oynasın gibi tehditlerde bulunuyor Kulübü. Kulübü, menajeri sürekli tehditlerde bulunuyor. Sürekli sözleşmeyi feshedersek antrenmana çıkacakmış. Feshetmezsek oynamayacakmış gibi cümleler geliyor menajerinden. Burası Beşiktaş başkanım çok güzel söyledi. Burada herkesin yeri dolar, Rafa’nın da yeri dolar, Sergen Yalçın’ın da yeri dolar. Bunları anlatmak zorunda kaldığım için üzülüyorum.

Başkanımız Serdal Adalı, basın toplantısının soru-cevap bölümünde şunları söyledi:

Karşınızda her yolu deneyen ve insan ilişkilerinde iyi olan birisi olarak daha önce hiçbir futbolcuyla sıkıntı yaşamadım. Krizi yönetmek için karşınızdaki insanın da biraz yaklaşması lazım. Krizi yönetemedi diye hiç kimsenin soru sorar halde olmaması lazım. Bir aydır gerek ben gerek yönetim kurulum gerek hocamız bu sıkıntıyı nasıl çözeriz diye gerekli her şeyi yaptık. Futbolcumuzla hala konuşuyoruz. Kopan bir şey yok. Ama sıkıntılarda bunlar. Sıkıntının özü Rafa’dan kaynaklanıyor.

Ben bugüne kadar Türkiye’ye en fazla Portekizli futbolcu getiren yöneticiyim. Bugüne kadar da hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım. Rafa değişik bir karakter. Kimsenin suçlu aramasına gerek yok. Demin de söyledim. Denenebilecek her yolu denedim. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kaptanlık konusunu da denedik. Başka şeyler de denedik ama geri dönüş alamadık. Ona da hayır dedi açıkçası.

Rafa Silva Türkiye’de hiçbir takıma gidemez. Bana ilk gelip futbolu bırakmak istiyorum, sabahları uyanmak istemiyorum, maç stresiyle de yaşam istemiyorum dediği son iki toplantıdan sonra menajeri gelip futbol oynarsa kulüp ne ister deyince iş değişti. İşin arkasındaki düşünce değişti.

Biz yönetim kurulu olarak rakamları belirledik, şimdi o rakamları söylemek istemiyorum. Menajerinden de komik bir rakam geldi. Bir yere de gitmesini istemiyorum. Onun için bir rakam vermiyorum. Kendisine sen belirle değerini dedim. Güldü. Onun için elimizden ne gelirse yapmaya devam edeceğiz. Gelip antrenmana çıkmasını dört gözle bekliyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Bundan sonrası artık Rafa’nın vereceği karar.

Bugün akşama kadar müsaade istedi, bugün akşam bildirecek. Bir şekilde inşallah bizim ne demek istediğimizi anlar ve döner işine gücüne bakar. Bir buçuk yıl daha kontratı var. İnşallah doğru yolu bulur diyorum.

Sergen Yalçın hocamızın Serkan Rençber ile beraber kurduğu sistem. Mevcut sistemden çok farklı bir sistem değil. Yine aynı sistemin paralelinde bir sistem.

Başkan olarak Ümraniye’ye geldiğim de Gedson Fernandes’e gelen teklif masada duruyordu. Benden önce de Gedson ile maaş kısmına kadar konuşmuşlar anlaşmışlar. Gedson kaldı. Hatta birtakım eklemeler yaptık. Maaşına ve on gole bir para koyduk. Sezon sonuna kadar kaldı. Menajerine de söyledim. Gelen bu parayla bu çocuğun transferi olmaz. Bu paradan aşağı da herhangi para için bize gelmeyin. Avusturya kampındayken Spartak Moskova bir teklif daha yolladı. Gedson maalesef menajerini dinledi. Gitmek için elinden ne gelirse yaptı.

Biz her zaman futbolcularımızı koruduk. Bizim için önemliler. Ancak maalesef bu menajer oyunlarından dolayı da bazı futbolcuları tutmanızın imkanı kalmıyor. Artık maalesef futbolcu gideceğim dedikten sonra o futbolcuyu tutma imkanınız yok. Biz geldiğimizden beri Rafa da dahil hiç kimsenin bir maaş sorunu yok. Tesislerde bir sorun yok.

Son on bir aydır iddia ediyorum. Bu kadar şeffaf bu kadar açık bir Beşiktaş Kulübü olmamıştır. Her şeyimiz ortada her şeyi de konuşuyoruz.

Arkada konuşulan konular var. Biz nasıl ki Benfica kulübünün arkasından iş çevirip futbolcu transfer etmediysek Benfica kulübünün de bize yanlış bir yol izleyeceğini zannetmiyorum. Benfica’yla iyi de bir ilişkimiz var. Benfica Rafa Silva’yı istiyor olsaydı açıp söylerlerdi. Benfica’nın da bize böyle de bir talebi olmadı.

Türkiye’de oynayacaksa Rafa Silva Beşiktaş’ta oynayacak. Türkiye’den hiçbir takası kabul etmem. Tabii bu 1.5 yıllık süreç için. Bizde kontratı bitince ne yapar bilemeyiz.

Rafa Silva’nın Joao Mario ile ayrılmaz ikili gibi gezdikleri ve tek arkadaşı o diye dile getiren bizleriz. 32 yaşındaki bir adamın arkadaşı gitti diye bu duruma gelmesini ben doğru düşünmüyorum. Rafa Silva’ya hiçbir söz vermedim. Dolayısıyla da yerine getirmediğim bir sözümüz yok.

Bu transfer sezonunda da çok iddia ediyorum. Yaptığımız transferlerin yüzde doksanında başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Sergen Yalçın’ın yapılan transferlerle bir sorunu yok. Beraber yaşıyor.

Bu takıma 12 transfer yapmışız, zaman zaman sahada dokuz oyuncu oluyor. Başlarında da yeni bir hoca var. Hazırlık dönemini de beraber geçirmediler. Ben tahmin ediyordum. Bu takımın beraber 6, 7 ve 8 hafta beraber oynaması gerektiğini, takım olması için beraber çalışması gerektiğini biliyordum.

Fenerbahçe maçından sonra da toplantıda söyledim hocaya. Ne yapıyorsa doğru gidiyor. Yine iddialı olacak. Fenerbahçe maçındaki 25 dakikalık oyununu 60-70 dakikaya yaydıkları takdirde Beşiktaş’ı yenecek takım çok nadir çıkar.

Türkiye’de öğrenci yurdu yapan ilk, tek kulüp Beşiktaş Kulübü olacak. Beşiktaş Camiası olacak. Bu bizim için geleceğimiz çocuklar için çok önemli ve değerli. O 4600 metrekarelik Spor Bakanlığına ait yere para verme yerine buradan da Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum. Çok iyi bir fikir çıktı. Yurt yapılmasından da çok memnun oldu. Beşiktaş’ın adına yaraşır bir yurt yapacağız.

Mali kongre evet hiç Beşiktaş’a yaraşır bir mali kongre olmadı. Divan Kurulu bir heyet oluşturdu. Bu işte şikayetçi olanlar, hayır ibra yanlış yapıldı diyenleri dinledi. Divan Kurulu ne karar verirse başımızın üzerinde olur. Herkes bilsin ibra edilmemek gibi bir şey söz konusu değil. Bütün evraklar orada, sayımlar orada. Orada özellikle 20 günü, birinci dönemi ibra edildi. Orada ibra edilmese de sıkıntı yok. Nihayetinde bir seçim geçilmiş. Ama ikinci 20 gününde yeni seçilen bir yönetim kurulu. İbra etmemelerinin tek bir sebebi var. Tekrar bir kaos ortamı yaratmak. Seçim havasını yaratmak. Herkes emin olsun tüm Camiamda emin olsun. Böyle bir kaosa böyle bir seçim ortamına şu an Beşiktaş Camiasının samimi söylüyorum ihtiyacı yok.

Net bir şekilde söyleyeyim. Bir tüzük çalışması yapıyoruz. Mali kongreye gelenlerin hayır diyen arkadaşları bu tüzük kongresine bekliyorum. Oradaki tutumlarını göreceğim. Çünkü tüzükte yapacağımız değişiklikler işlerine gelmiyor.

Kim gelip buraya oturursa döneminin mali tablosundan sorumlu olacak. Buna ben kendimi de dahil ettim. İki seneye düşüreceğiz. Tüm bunları yaptıktan sonra Dikilitaş’ında yaz başında temelini atacağız. Hiçbir yere de gittiğim yok. Bu tüzüğü değiştireceğiz. Ondan sonra ne zaman istiyorlarsa gelsinler seçimi yapalım.

Rafa Silva’nın kontratında ne varsa Beşiktaş haklarını koruyacak. Kimseye de Beşiktaş’ın hakkını yedirmeyiz.

Ersin ile Necip’in olayında federasyonla bir görüşmemiz oldu. Bu olay başladığında Beşiktaş olarak ilk açıklamayı yapan kulübüz. Sonuna kadar gidilmesi konusunda da destek verdik. Endişelerimi de söyledim. Bir başkan olarak en zor da Türkiye’de yapmadığınız bir şeyin izahını yapmak olduğunu belirttim.

Ersin ve Necip ile ilgili söylenmeyen şey kalmadı. Bir ekip kurduk. Sosyal medyada kim doğru olmayan bir şey yazarsa anında cevabını alacak ve hukuki olarak da mücadeleyi vereceğiz.

Taraftarlarımız da camiamız da biraz sabretsin çok beğendikleri bir Beşiktaş’a ortaya çıkacak. Futbol gücüyle, altyapısıyla mali gücüyle bambaşka bir Beşiktaş meydana getireceğiz. Bize biraz süre versinler. Samimi söylüyorum. Şu geçtiğimiz on bir ayın yedi ayı geçmişten gelenleri temizlemekle geçti. Daha yeni yeni kendi düzenimizi kurmaya başladık.

Bu olanlar futbol takımının içinde olağan hadiseler. Bir tek biz de olan değil. Her iki, üç takımda da bunlar olağan hadiseler.

Cengiz Ünder’in kontratında zaten bir satın alma maddemiz var. Çok iyi oynuyor. Keşke geçen sene alsaydık. Bana göre Cengiz yüzde yetmişinde, yüzde yüz olduğunda Beşiktaş’a çok daha faydalı işler yapacak. İyi gidiyor. Şartlar oluştuğu takdirde de bonservisini alacağız.

Biz takıma faydalı olacak oyuncu transfer etmek istiyoruz. Futbol komitemiz hocayla oturup bu hafta bir eleme yapacak. Hocanın gerekli gördüğü noktalara da oyuncu alıp ikinci devreye hazır olacağız.

Orkun çok üzgün. Böyle bir maçta kırmızı kart görmesi onu çok üzmüş. Hiçbir oyuncu böyle bir maçta kırmızı kart göreyim istemez. Orkun’un performansı da her hafta yükselerek gidiyor. Orkun ile ilgili bir sıkıntımız yok.

Rakiplerimizle kıyaslandığında yine en ucuz bilet fiyatı bizde. Biz zaman zaman maça ve doluluk oranına göre de indirime gidiyoruz. Camiamız da bizi anlasın. Burada da dönen bir kulüp var. Stadyum gelirleri de gelirler içinde ciddi bir yer tutuyor. Geldiğim günden beri de aşağı yukarı tüm maçlarda indirim de yaptık. Yönetim Kurulu ile toplanıp eğer bir şey gerekirse yaparız. Taraftar olmadan ne ben ne de hoca başarılı olamaz. İkimizde bunun bilincindeyiz. Yeter ki onlar d-stadı doldursun yapılacak bir indirim varsa yaparız.

Teknik Direktörümüz Sergen Yalçın, basın toplantısının soru-cevap bölümünde şu ifadeleri kullandı:

Ben göreve başlarken başkanla da konuştum. Birçok problemle karşılaşacağımın da farkındaydım. Bizler buna hazırlıklıydık. Ona göre plan program yaptık. Böyle bir sorunun önümüze geleceğini biz tahmin etmiyorduk. Biz krizi çok iyi idare ettik. Kendi içimizde çözmeye çalıştık. Ama oyuncu her ay vitesi daha da artırmaya çalıştı. Bu sorunları bizim için çözmek kolay. Ama başkanın da dediği gibi oyuncu bir adım atarsa kolay. Biz oyuncuya her türlü toleransı sağlıyoruz.

Tekrar söylüyorum. Bugün gelsin antrenmana çıksın. Bizim için bir sorun yok. Oyuncunun bize karşı bir terbiyesizliği yok. Olsaydı zaten ben bu sorunu kendim çözerdim. Bizim tarafımızdan bir sorun olmadığı için konu bizi biraz üzüyor. Bir de oyuncuyla konuşun, oyuncuya sorun. Problemi ne, ne yaşıyor. Oyuncu profesyonel futbolcu kontratına uymuyor. Kontratı yapmış, maaşı ödeniyor ve Kulüp tarafından her türlü konforu sağlanıyor.

Biz oyuncularla beraber yaşıyoruz. Baba oğul gibiyiz. Kimi zaman severiz kimi zaman döveriz. Bu yaptığımız işin gerçeği. Biz hayatın doğal akışına uygun hareket ediyoruz. Ama önümüze çok büyük sorun gelirse çözemeyiz. Benim çözemeyeceğim bir sorun olursa ben Başkana yönlendiririm. Bu sorun artık beni aşar bu sorun artık idari bir sorun olmuştur. Oyundan çıkardım belki oyuncu bana kızdı bilemem. Keşke buraya gelse otursa ona da sorsanız. Ben bilemem niye oynamak istemiyor. Belki başka bir yerle anlaştı. Bunu ben bilemem.

Devre arasıyla ilgili, sezon sonuyla ilgili çok ciddi bir çalışma içindeyiz. Birimler kurduk. Özellikle takımımızın gelişmesi ve değişmesi için planlar yapıyoruz. Ancak öncelikli olarak bu Rafa Silva sorununu hem oyuncuya zarar vermeden hem Camiamıza zarar vermeden en doğru şekilde sorunu çözmek.

Buraya da çıkmak niyetinde değildim. Buraya çıkınca söyleyeceğim şeyler oyuncuyla konuştuğum özel şeylerdi. Ülkede öyle bir futbol iklimi var ki, buraya çıkıp beni anlatmak zorunda bırakıyor. Yok mobing yaptı yok öyle yaptı yok böyle yaptı. Yalan yalan yalan. En kötüsü taraftar da buna inanıyor. Sosyal medyada yazılanlar taraftarı etkiliyor. Bizim için en kötüsü bu. Neyi anlamıyorsunuz. Oyuncu ben burada antrenman yapmak maç oynamak istemiyorum diyor. Neyi anlamıyorsunuz.

Büyük takımda çalışıyorsanız bazı gerçekler vardır. Eğer başarılı değilseniz büyük takımda çok fazla kalmanız mümkün değildir. Ülkenin maalesef futbol iklimi budur. Ama ben buraya gelirken de işler kötüye giderken de bazı açıklamalar yaptım.

Hep dedim ki, biraz zaman lazım biraz zaman verin her şeyi bir iki ayda çözemeyiz. Zamana ihtiyacımız var. Bunu aslında biraz istikrar açısından da söyledim. Günü kurtarmaya değil geleceği kurtarmaya geldim aslında. Taraftarlarımızdan şu rica ediyorum. Bize zaman vermezseniz kime zaman vereceksiniz. Ben bu sorunlarla mı uğraşayım takıma antrenman mı yaptırayım. İçinde olmadığımız sorumluluğumuz olmayan şeylerle uğraşmak zorundayız. Tamam uğraşalım ama bırakın da işimizi yapalım.

Lig uzun bir maraton daha çok maç var. Şampiyonluk olur mu çok kolay değil. İki rakip var önümüzde. Puan olarak bizden öndeler. Kolay değil ama günün ne getireceğiz de belli olmaz.

Hiçbir oyuncuya karşı asla ön yargılı davranmam. Oyunculara antrenman yaptırırım. Maç oynatırım. Oyunculardan en fazla verimi almaya çalışırım. Benim işim bu. Scout ekibine gelince benden önceki dönemde başkanımız ve eski teknik direktörle yapılmış planlamadır. Bu konuyla benim bir alakam yok. Daha önce de söyledim bu başkanın kontrolünde olan bir konu.

Söylememiz gerekenleri söyledim. Oyuncuya kapımız açık. En değerli bir oyuncumuz. Taraftarımızın sevdiği bir oyuncu. Kapımız her zaman açık. Oyuncu bir adım atsın yeter. Biz ona on adım atarız.”