Fun Club üyelerimizden Kuzey Ege Şay sordu, tekerlekli sandalye basketbol takımımızın antrenörü Mehmet Önüt yanıtladı.
Kuzey Ege Şay: Basketbol antrenörü olmaya nasıl karar verdiniz?Basketbolu çok seviyordum ve ilk önce oyuncu olarak bu spora başladım. Bir süre sonra oyunculuğun bir yere kadar devam edebileceğini, antrenörlüğün ise sonunun olmadığını farkettim. Ve böylece oynamaktansa oynatmayı seçtim. Beni basketbola başlatan antrenörümün teklifi üzerine en alt seviyeden, yani yardımcı antrenörlüğe başladım. 22 senedir her seviyede antrenörlük yaptım. Son 7 senedir de tekerlekli sandalye basketbolcularını çalıştırıyorum.
Kuzey Ege Şay: Tekerlekli sandalye basketbolu antrenörü olmaya nasıl karar verdiniz?
Daha önce bir dönem, Beşiktaş’ın koşan basketbol branşında, hem altyapıda antrenörlük hem de bayan a takımında yardımcı antrenörlük yapmıştım. Oradan ayrılıp özel bir okulda devam ettim. Daha sonra Sayın Başkanımız Yıldırım Demirören ve yönetim kurulu göreve gelince; daha önce birlikte çalıştığım Şenol Demirağ aracılığıyla teklif geldi. O zamanki yöneticimiz Süleyman Eren’le konuştuk. Bana tekerlekli sandalye basketbol takımında antrenörlük yapıp yapmayacağımı sordular. Memnuniyetle kabul ettim. Ama daha öce hiç seyretmemiştim. Sadece gazetelerden takip ediyordum ve iyi bir takım olduğunu biliyordum.
Kuzey Ege Şay: Onlarla ilk antrenmanınız nasıl geçti?
Herkes çok şaşkındı bir araya geldiğimizde. Birbirimizi tanımıyorduk ama çok çabuk alışıp kaynaştık. Oyuncularım bana çok yardımcı oldular. Bunu hiç unutmuyorum ve her yerde söylüyorum. Benim bu sporu hızlı öğrenmeme sebep olan oyuncularımın desteğidir. Hem bu sporu hem de nasıl birlikte daha iyi performans gösterebileceğimizi öğrettiler. Başarıyı da ilk senemizde şampiyon olarak yakaladık.
Kuzey Ege Şay: Bir maçta yaşadığınız en ilginç olay hangisiydi?
Tabii ki çok fazla ilginç olay yaşıyoruz. Bunlardan bir tanesi 2004-2005 sezonunda, İzmir’de şampiyonluk kazandığımız maçtır. Son saniye basketiyle karşılaşmayı uzatmaya götürdük ve uzatmalarda da kazandık. O anı hiç unutmuyorum.
Kuzey Ege Şay: Basketbol koçu olmasaydınız hangi mesleği yapardınız?
Güzel bir soru ama cevabı basit. Bunun dışında hiçbir şey yapmaktan bu kadar zevk almıyorum. Bir daha dünyaya gelsem yine basketbol antrenörü olmak isterim. Hem sporcularla birlikte olmak hem de bir şeylere etkide bulunmak, bir şeylerin seyrini değiştirmek bana büyük keyif veriyor. Bu işin en güzel tarafı. Ve kazanılan bir maçtan sonra yaşanılan hazzı başka hiçbir meslekte bulabileceğimi düşünmüyorum.
Kuzey Ege Şay: Koşan basketbol ile tekerlekli sandayle basketbolu arasında ne gibi farklar var?
Teknik anlamda ve kural farklılıkları dışında fazla bir fark yok. Koşan basketboldaki steps kuralı bizde biraz daha farklı. Topu yere vurmadan ikiden fazla tekerlek çevrildiğinde steps oluyor. Onun dışında top, pota ve saha ölçüleri aynı. Antrenman teknikleri çok benzer. Bu spor biraz daha Amerikan futbolu ve basketbol karışımı. Oyuncular açısından hiçbir fark yok. Ben onları birer engelli olarak değil; profesyonel, işine konsantre olmuş sporcular olarak görüyorum. Onlar da kendilerini bundan farklı görmüyorlar.
Kuzey Ege Şay: Beşiktaş’ın engelli sporuna katkıları için neler söyleyebilirsiniz?
Beşiktaş tekerlekli sandalye basketboluna yatırım yapan ilk büyük camia. Daha sonra Galatasaray geldi. Hala Fenerbahçe ve diğerlerini bekliyoruz. Bu anlamda Beşiktaş bir ilki başardı. Bu sene biliyorsunuz ilk kez Avrupa Kupası’nı kazandık. Daha önce final oynayan oldu ama kupayı ilk kez biz kaldırdık. Hem tamamen yerli oyuncularla birlikte. Camiamızdan sürekli olan artan bir ilgi var. Bu da bizi çok memnun ediyor.
Kuzey Ege Şay: Türkiye’de yaşayan engellilere neler önerirsiniz?
Evlerinden çıkmalarını, spor yapmalarını ve böylece sosyalleşmelerini öneriyorum. Burada gördüğün sporcu abi ve ablaların kendi özgüvenlerii kazanmış insanlar. Birer engelli gibi değil normal insan olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Evlerinde oturup hiçbir şey başaramayacaklarını, zor şartlarla uğraşamayacaklarını, kimsenin onlara yardımcı olmayacağını düşünen engellilerimizin sosyal hayata katılarak kendilerini göstermelerini öneriyorum. Bizim sporcularımız neler başarabileceklerini gösteriyorlar. İnşallah diğerleri de maçlarımızı izleyerek şevklenirler. Ayrıca sadece basketbol değil; Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’na bağlı 13 branş var. Ve bu alanda Olimpiyat, Dünya ve Avrupa çapında madalyalara sahibiz. Ben inanıyorum ki bu röportajı okuyan birçok arkadaşımız ardından spor yapmaya meyilli olacaktır.
Kuzey Ege Şay: Engelli olmayanlar nasıl destek verebilirler?
Bunun bir yolu onların yanında olarak manevi destek vermeleri. Diğer bir yolu da şu; bazı engelli branşları araçlarla yapılmak zorunda ve epey maliyetli. Bunlara kaynak yaratmak, sponsor bulmak kolay değil. Örneğin bizim sponsorumuz DG Farma. Onlarla birlikte başarılarımızı katlayarak devam ediyoruz. İmkanı olanlar bu şekilde de sporculara destek olup büyük bir birliktelik sağlayabilirler.
Mehmet Önüt: Şimdi de ben sana birkaç soru sorayım... Bir engelli gördüğünde neler hissediyorsun?
Kuzey Ege Şay: Aramızda bir fark yok. O da insan ve her şeyi yapabilir. İnsan istediği her şeyi yapar. Ama bazılarının özgüveni yok, cesareti yok. Ben spor yapan, kitap yazan, çeşitli aktivitelere katılan engellileri gördüğümde onlarla gurur duyuyorum. Umarım başka engelli arkadaşlar da bu tür faaliyetlere katılarak hem sosyal olarak gelişebilirler hem de mutlu olurlar.
Mehmet Önüt: Sen de bazen maçlarda bazen antrenmanlarda onların yanında yer alıyorsun. Ne düşünüyorsun onların arasındayken?
Kuzey Ege Şay: Çok güzel bir duygu, çok eğlenceli. Maçları izlerken çok heyecanlanıyorum. Ne yapacaklarını merak ediyorum. Bazen de tekerlekli sandalye basketboluyla kendi oynadığım basketbolu karşılaştırıyorum.
Mehmet Önüt: Peki hiç tekerlekli sandalyeye oturup basketbol oynadın mı?
Kuzey Ege Şay: Hayır ama ayağım kırıldığında tekerlekli sandalyeye oturmuştum (gülüyor).
Mehmet Önüt: Cevapların için teşekkür ederim...
Kuzey Ege Şay: Asıl ben sorularımı cevapladığınız için teşekkür ederim ve başarılarınızın devamını dilerim...
