HABERLER

19.05.2010

Metin Keçeli’den Açıklamalar

İkinci Başkanımız Metin Keçeli, NTV Radyo ve Radyo Spor’a telefonla bağlanarak Fenerbahçe Spor Kulübü’nün açıklamalarını değerlendirdi.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın açıklamalarını talihsiz olarak nitelendiren İkinci Başkanımız Metin Keçeli, “Sayın başkan bunca tecrübesine rağmen şanssız açıklamalarda bulunmuştur. Aziz Yıldırım bunları söylerken biraz daha düşünmeliydi. Bir büyük kulübün kalecisini bir takım olayların içinde göstermek yanlıştır. Yöneticiler beyanatlarında dikkatli olmalıdır, bu bizim için de diğer kulüp yöneticileri için de geçerlidir. Türk toplumunu, Türk sporseverini bir takım yerlere sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur” diye konuştu.

Rüştü’nün uzun yıllar Fenerbahçe’de, milli takımda ve şimdi de Beşiktaş’ta görev yaptığını belirten Keçeli, Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticisi Şekip Mosturoğlu’nun “Rüştü futbolu bıraksın” açıklamasına ise “Aziz Yıldırım ve arkadaşları kendilerini Türk futbolunun patronu mu sanıyorlar” diye yanıt verdi. 

Fenerbahçe’nin, kaçan şampiyonluktaki kusurlarını kapatmak için böyle bir açıklama yaptığını düşündüğünü ifade eden Metin Keçeli, “Fenerbahçe, Trabzonspor’u yenememiş. Beşiktaş aynı gün ligin flaş takımı ve o gün ikinci sırada olan Bursaspor’a konuk oluyor ve sahaya sakatlıklardan dolayı 16 kişi çıkıyor. Fenerbahçe, Beşiktaş bu maçı kaybettiği için en yetkili ağızlarından Beşiktaş kalecisini suçlama cesaretini gösteriyor, bir yöneticisi futbolu bıraksın diyor. Sen kimsin nasıl böyle bir şey söyleyebilirsin. Rüştü, Türk futbolunun kaderini değiştiren isimlerin başında gelir. Bu suçlamaları kınıyorum. Bu, kendi hatalarını örtmeye çalışmaktır” ifadelerini kullandı.

İkinci Başkanımız Metin Keçeli açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Aziz Yıldırım ve arkadaşları kaçırdıkları şampiyonlukta kendi kusurlarını kapatmak için mi böyle açıklamalar yapıyorlar? Kendileri futbol sahalarında yüz kızartıcı bir hareket yapan Bilica’yı cezalandırabildiler mi? Tam aksine bu oyuncuyu korumuşlardı.”

“Fenerbahçe’nin şampiyonluğu kaybetmesi öyle bir hale geldi ki, siyasi köşe yazarları bile Beşiktaş’la uğraşmaya başladılar. Bunlardan bir tanesi Hürriyet’teki Mehmet Yılmaz. Beşiktaş’la ilgili iki tane haddini aşan yazı yazdı. Beşiktaş sayesinde reyting mi yapmak istiyor. Can Ataklı da haddi olmayarak Beşiktaş’a dil uzatıyor. Sanki Beşiktaş’la Fenerbahçe çekişti. Fenerbahçe-Beşiktaş maçı bundan haftalar önce oynandı.  Fenerbahçe’yi tuttukları için saygı duyarım. Ama köşenizi böyle çirkin ve sivri bir dille Beşiktaş’a dil uzatmak için kullanırsanız bunun altında kalırsınız. Beşiktaş büyük bir camiadır.”

“Bazı basın mensubu arkadaşlarım, ‘Bursaspor’un şampiyonluğuna Fenerbahçe’den başka herkes sevindi, siz sevindiniz mi’ diye bana sordu. Şimdi ben size soracağım, bütün sporseverlere soruyorum. Geçen sene biz Sivasspor’la şampiyonluk için çekişirken son hafta Denizlispor’u yenemeseydik Sivasspor şampiyon olacaktı. O zaman acaba Fenerbahçeliler, Galatasaraylılar Beşiktaş’ı mı tuttular.”

“Ne yazık ki Fenerbahçeli yöneticiler son maçta şanssız bir şekilde şampiyonluğu kaybettikleri maçtan dolayı, kalkıp kendilerini aklamaya uğraşmalarını, Beşiktaş’a dil uzatmalarını, Beşiktaş’ın bir futbolcusuna dil uzatmalarını, şiddetle kınıyorum. Fenerbahçe büyüktür, Fenerbahçe büyük bir camiadır. Türk toplumunun vazgeçilmezlerinden biridir. Ama şunu unutmasınlar, Beşiktaş en az onlar kadar büyüktür, onlar kadar güçlüdür. 

“Aziz Yıldırım’ı uzun yıllardır tanırım. Kendisini takdir ettiğimi de yüzüne de söyledim, arkasından da söyledim. Türk futboluna ve Fenerbahçe’ye çok şey katmıştır. Ortamı böylesine germemesi gerekir. İki rakip kulübün bu tatlı rekabetini centilmenlik içinde sürdürmeliyiz.”

“Adnan Polat, Fenerbahçe’nin rakiplerinin kalecilerine ahlaksız teklif yapıldığı konusundaki duyumlarını dile getirmişti. Aziz Yıldırım bu konuyla ilgili olarak hiçbir açıklamada bulunmadı. Gazeteler bilindiği gibi bazı maçlarında bazı kalecilerin hatalı goller yediğini vurguladı.”

“Fenerbahçe Spor Kulübü’nün açıklamaları 100 yılı aşkın rekabete ileride büyük darbe vurur. Türk toplumu ve sporseveri bunları hak etmiyor. Biz yöneticiler, kendi hatalarımızdan sıyrılmak için başka taraftaki insanları suçlu göstermemeliyiz.”

“Birbirine rakip üç büyük kulübün bu tatlı rekabetini sportmenlik kuralları içinde götürmemiz gerekir. Şimdi ben Sayın Aziz Yıldırım’a sormak isterim, Fenerbahçe-Gaziantepspor  maçında, soyunma odasına girip hakeme hakaret ettiği doğru mu? Bunu her maçta her kulüp başkanı yaparsa ne olur Türk futbolunun hali?”

Diğer Haberler