HABERLER

15.04.2010

“Beşiktaş; her şeydir!”

Yavru Kartal Dergisi Fun Club Üyelerimiz Esra Özkan ve Sencer Süleymanoğlu sordu, Futbol Takımımız’ın savaşçı oyuncusu Ekrem Dağ yanıtladı…

Ben Esra Özkan... 14 yaşındayım. Şehit Öğretmen Sevda Aydoğan İlköğretim Okulu 8. sınıf öğrencisiyim. 3 yaşından beri Beşiktaşlı’yım. 4 yaşından beri de futbolla ilgileniyorum. 4 yıldır lisanslı futbolcu olarak Marmara Üniversitesi Bayan Futbol Takımı’nda oynamaktayım. Aynı zamanda okul takımında da kaptan ve orta saha oyuncusu olarak oynuyorum. Gelecek sezon U15 Bayan Milli Futbol Takımı’nda oynayacağım. Bana büyük emekleri geçen Mehmet Özdilek, Şenol Fidan ve Zafer Öğer’e çok teşekkür ediyorum.
Ben Sencer Süleymanoğlu... 11 yaşındayım. Hırka-ı Şerif İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencisiyim. En sevdiğim ders matematik, en sevdiğim futbolcu Bobo. Büyüyünce bilgisayar mühendisi olmak istiyorum. Yavru Kartal Dergisi’nde en çok futbolcularla yapılan röportajları beğeniyorum.
 
Biz Yavru Kartal Fun Club Üyeleri olarak Futbol Takımımız’ın başarılı sporcusu Ekrem Dağ’ı BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde ziyaret ettik ve çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik. İşte futbolcumuza sorduğumuz sorular ve onun bize verdiği yanıtlar...
Esra Özkan: Futbol hayatınıza ne zaman ve nerede başladınız?
Ekrem Dağ: İlk başta Mardin’deki köyümde arkadaşlarımla oynayarak başladım. Sonra Avusturya’ya gittik. Babamla annem beni bir okul takımına yazdırdı. 9-10 yaşlarındaydım. Orada oynarken SV Leibnitz yetkilileri beni izleyip beğendiler. Daha sonra 1. lig takımı Sturm Graz’a transfer oldum.
Sencer Süleymanoğlu: Antrenmanlarda nasıl çalışıyorsunuz?
Ekrem Dağ: Çok iyi çalışıyorum. Severek çalışıyorum. Her sabah buraya geldiğimde keyifli oluyorum. Çünkü yaptığım işten çok memnunum ve böyle çalışmak çok güzel.
Esra Özkan: Hayallerinizde Beşiktaş’ta oynamak var mıydı?
Ekrem Dağ: Tabii ki vardı. Şu anda buradayım ama hala uyanamadım (gülüyor). 1.5 sene oldu ve bu kadar süredir hala gerçekliğine inanamadığım zamanlar oluyor. Çünkü çok sevdiğim bir takımdı ve buraya gelmek, verilen şansı değerlendirmek inanılmaz bir şey benim için.
Sencer Süleymanoğlu: Beşiktaş’ın hayatınızdaki yeri nedir?
Ekrem Dağ: Beşiktaş; her şeydir! Özel hayatım bile Beşiktaş... Her gün sabah kalkıyorum ve buraya geliyorum. Aynı zamanda Beşiktaş’ın taraftarıyım.
Esra Özkan: Başladığınız futbol maratonunda hiç pes etme noktasına geldiniz mi?
Ekrem Dağ: Ben futbola bu şekilde bakmadığım için hiç pes etmedim. Beşiktaş’a ilk geldiğimde yedek kalıyordum ama başarılı olacağıma yine de inanıyordum. O sebeple benim kitabımda pes etmek yok. Her zaman devam.
Sencer Süleymanoğlu: Başarılı ve sağlıklı bir futbolcu olmak neyi gerektiriyor?
Ekrem Dağ: Başarılı olmak için sağlıklı olmak lazım. Burada inanç çok önemli. Ona göre de profesyonellik neyi gerektiriyorsa onu yapmalısın. Uyku, yemek gibi şeylere iyi dikkat etmek lazım. Çünkü hangi mesleği yapacaksanız yapın, doğru dürüst yapmalısınız.
Esra Özkan: Size göre iyi bir futbolcuda olmazsa olmaz özellikler nelerdir?
Ekrem Dağ: Bunu tam olarak cevaplamak imkansız ama tekniğinin olması lazım. Çabuktur ama topu durduramıyordur; o zaman iyi bir futbolcu değildir. Topla ne zaman ve hangi zamanda doğru hareketi yapacağını bilmesi ve sakin kalması gerekir.
Sencer Süleymanoğlu: Çocukluğunuzda hangi futbolcu olmak isterdiniz?
Ekrem Dağ: Aslında iyi oynayan herkes idolümdü ama illa bir isim vermem gerekirse; o dönemde Avusturya’da oynayan Vastic ve Kocijan’ı söyleyebilirim.
Esra Özkan: Örnek bir futbolcu olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Ekrem Dağ: Genç bir futbolcunun, özel hayatıma ve davranışlarıma baktığı zaman beni örnek alabileceğini düşünüyorum. Çünkü benim kötü niyetim yok ve o doğrultuda davranıyorum.
Sencer Süleymanoğlu: Haftada kaç gün ve günde kaç saat idman yapıyorsunuz?
Ekrem Dağ: Her gün, günde iki saat antrenmanımız var.
Esra Özkan: Beşiktaş taraftarları dünyaca kabul edilmiş ve saygınlık kazanmış bir taraftar grubu. Böyle bir taraftarın önünde oynamak sizi gururlandırıyor mu?
Ekrem Dağ: Bu seyircilerin önünde oynamak herkese nasip olmuyor. Gerçekten coşkulu bir seyirci potansiyelimiz var. Zamanında takım kötü gittiğinde bile ateşlediği anlar oluyor. Ve o zaman insan her şeyini sahada veriyor. O sebeple onların önünde futbol oynamaktan çok memnunum.
Sencer Süleymanoğlu: Unutamadığınız bir maç var mı?
Ekrem Dağ: Kesinlikle Manchester’i yendiğimiz maç. Kimse inanmıyordu ama biz inanıyorduk. Bazıları yedek futbolcularla çıkmalarına bağladı ama biz bu takımın iyi şeyler yapabileceğini gösterdik. Orada Manchester’i yenmek kolay bir şey değil. Çünkü o takım gitti, aynı kadroyla ve deplasmanda Wolfsburg’u yendi.
Esra Özkan: Sakatlık gibi nedenlerden en çok ne kadar süre sahalardan uzak kaldınız?
Ekrem Dağ: Geçen sezon omzumdan sakatlandım. Sezon bittikten sonra ameliyat olduğum için üç ay sahalardan uzak kaldım.
Sencer Süleymanoğlu: Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
Ekrem Dağ: Biliyor musun, benim iki tane çocuğum var. Senin kadar büyük değiller. Biri 6 biri 4 yaşında. Onlara zaman ayırmaya çalışıyorum. Geçen gün farkına vardım ben de onlarla çocuk oluyorum. Onlar ne yaparsa ben de aynısını yapıyorum ya, bir anda aynada kendimi gördüm ve çok komikti (gülüyor).
Esra Özkan: Elinizde olsa hangi takımda jübile yapmak isterdiniz?
Ekrem Dağ: Kolay bir soru. Beşiktaş!
Sencer Süleymanoğlu: Kendinizi eleştirseydiniz bu hangi yönleriniz olurdu?
Ekrem Dağ: Tabii ki kendimi eleştiriyorum. Kendimi yüzde yüz beğenmiyorum. Mesela bir pozisyon oluyor, şut çekmem gereken yerde çekmiyorum. Pas veriyorum ya da topu kaybediyorum. Maçtan sonra 2-3 gün boyunca o anı düşünüyorum.
Esra Özkan: Beşiktaş’ta yıllarca futbol oynamış ve şimdi antrenörlük yapan birçok hocamız var. Sizin böyle bir kariyer hedefiniz var mı? Eğer varsa hangi takımı çalıştırmak istersiniz?
Ekrem Dağ: Henüz düşünmedim ama o isimlerin çok iyi işler başardığını düşünüyorum. Onlar gibi olmak bence güzel bir hedeftir. Ben de onlar gibi olmak isterim.
Sencer Süleymanoğlu: Takım arkadaşlarınızla aranız iyi mi?
Ekrem Dağ: Çok kötü. Kimseyle konuşmuyorum. Az önce Uğur’la kavga ettim gördün mü onu? Kimseyi sevmiyorum (gülüyor)... Şaka, şaka... Bizim takımda kimse kimseyle bir dert, sıkıntı yaşamıyor. Bu da şampiyonluğun sırrı zaten...
Esra Özkan: Hayatınızda unutamadığınız gol hangisi?
Ekrem Dağ: O kadar çok gol attım ki hangisini söylesem (gülüyor). Gerçi böyle gülüyoruz ama gerçekten çok gol attım. Çocukken! (gülüyor). Şaka bir yana profesyonel hayatımda yaklaşık 40 gol attım. En unutamadığım gol ise; ilk yarıda Eskişehir’e attığım gol. Hem rahat hem komik bir goldü. Ayrıca çok önemli bir üç puan kazanmıştık o golün sayesinde.
Sencer Süleymanoğlu: Beslenmene dikkat ediyor musunuz?
Ekrem Dağ: Yüzde 95 dikkat ediyorum. Zaten günde iki kere burada yemek yiyoruz. Dışarıda bir şey yeme gibi bir durumumuz olmuyor. Yüzde beşinde, bazen canım başka şeyler çekebiliyor. Akşam evde de çocuklar makarna yiyor diye ben de mecburen makarna yiyorum (gülüyor).
Esra Özkan: İyi bir futbolcu olmak için futbola kaç yaşında başlamak gerekir? Futbolcu adaylarına neler önerirsiniz?
Ekrem Dağ: En geç 10-11 yaşlarında başlamak en iyisi. Çocuklara da futbolu severek oynamalarını öneriyorum. En önemlisi bu. Yapacaklarını bu sevgiyle beraber kolayca öğrenirler zaten. Daha sonra birisi de keşfederse bütün kapılar açılır.
Esra Özkan&Sencer Süleymanoğlu: Teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.



Diğer Haberler