“Beşiktaş İçin Herkes Göreve”
1965 İstanbul doğumlu olan yöneticimiz, lise öğreniminden sonra eğitimine devam etmek için ABD’ye gitmeye karar veriyor ancak şartlar farklı gelişince aile şirketlerinin başına geçiyor. Bir yandan aile şirketlerinin yönetimini yürütüp bir yandan da İşletme Fakültesini bitiren Bülent Deriş evli ve 7 yaşında bir kız çocuk sahibi.
Halen aile şirketinin yönetimini aktif olarak sürdüren yöneticimiz, Kulübümüz’e amatör şubelerden sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz olarak bilgi ve birikimlerini gece gündüz demeden aktarıyor. Gelişen ve büyüyen Spor Kulüpleri, amatör branşlar ve bu kulvarda Beşiktaş’ın yerini konuştuk.
Nasıl Beşiktaşlı olduğunuzu öğrenebilir miyiz?
Beşiktaşlılık bana babamdan geçmiştir. Halen hayatta olan babam ve rahmetli amcam ben çocukken evde sürekli Beşiktaş maçlarını dinlerlerdi. Ben de onları izleyerek ve maçlara da giderek çok iyi bir Beşiktaşlı oldum. 6 yaşımdan itibaren maçlara giderim o yıllarda tribünlerde kurduğumuz dostluklar halen, bugün bile tazeliğini koruyor. Giderek büyüyen bu Beşiktaş dostları sayesinde ‘Beşiktaş Dostları’ adı altında bir dernek kuruldu ve onun da başkanlığını yürütmekteyim.
Bu kadar çok sevdiğiniz Kulübümüz’de yönetici olmak size neler hissettiriyor?
Benim amacım her zaman Beşiktaş’a hizmet etmekti. Belki yöneticilik aklımda yoktu. Çünkü tribündeki taraftar kimliği ile yöneticilik kimliği çok farklı şeyler. Tribünde konuşmak her zaman çok daha kolay ve rahat ama kulübün içerisine girdiğinizde olaylara bakış açınız çok değişik oluyor. Tabii ki çok sevdiğim Kulübüme en üst düzeyde hizmet veriyor olmak, benim için çok büyük bir gurur kaynağı.
Unutamadığınız maçlar, unutamadığınız dönemler hangileridir?
Unutamadığım maçtan daha çok, ben tribündeki hikayelerimden anlatmak istiyorum; tam olarak yılını hatırlayamıyorum ancak Beşiktaş’ın Ajax ile oynadığı bir Avrupa maçıydı. Üç Hollandalı bayan taraftar ile tanışmıştık ve bizimle birlikte Kapalı Tribünde maçı izlemek istediklerini söylediler. Biz de onları da alıp kapalıya gittik. İnanılmaz bir ilgi oluştu tribünlerde, kızlar ellerinde Hollanda ve Beşiktaş bayrakları sallaya sallaya müthiş bir atmosfer oluşturmuşlardı. Zaten bir daha da öyle bir olay hatırlamıyorum. Bu yaşadığım maç benim hep aklımda bir Beşiktaş Hatırası olarak kalmıştır.
Unutamadığınız futbolcularımız?
Tabii ki hemen Beşiktaş’ın en iyi dönemlerinden olan Metin, Ali Feyyaz geliyor aklıma. O dönem bütün Beşiktaşlılar için özeldir.
Sorumlu olduğunuz şubelerin sayısı epey fazla. Bu sizi nasıl etkiliyor?
Görünürde 7 şubeden sorumluyum (voleybol, hentbol, kürek, boks, güreş, jimnastik, atletizm) ama esasen her işten sorumlu yönetim kurulu üyesi diye diğer arkadaşlarımız bana takılıyorlar. Aslında haksız da değiller bu konuda. Açıkçası şikayet de etmiyorum bu durumdan. Tribünlerden gelmenin verdiği bir durum var insanlar üzerinde. Sonuçta Kulübümüz’ün Yönetim Kurulu Üyesiyim ve Kulüp’te olan biten her şeyden haberimizin olması gerekli. Sorumlu olduğum şubelerin ilgili menajerleriyle de sürekli temas ve görüşme halinde olduğumuz için hiçbir aksaklık yaşanmadan çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Peki bu her işten sorumlu olma durumu eve nasıl yansıyor?
Açıkçası bu sorunuza eşim Nesrin ve kızım Merve’nin cevap vermesi gerekir. Çünkü bu durumdan en çok onlar şikayetçiler. Eve çok geç saatlarde gidebiliyorum. Gittiğimde de genelde telefonum sürekli kulağımda birileriyle konuşuyor oluyorum. Hatta geçenlerde eşimle birlikte oturduk bir film izliyoruz. Üç farklı telefonum aynı anda çaldı ve ne yapacağımı şaşırdım sonuçta filmi de izleyemedik daha sonra da eşim ve ben birbirimize bakıp gülmeye başladık. Kızımın da benimle daha fazla vakit geçirmek istediğini biliyorum o da sürekli ‘Baba seninle ne zaman parka gideceğiz diyor’ ama Beşiktaşı o kadar çok seviyorum ki evimi de biraz ihmal ettiğimi biliyorum. Yine de tüm bu sorunlara rağmen en büyük destekçim sevgili eşim ve kızıma çok teşekkür ediyorum.
Sorumlu olduğunuz şubelerden Erkek Voleybol dışında, hepsi çok başarılı ve Şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerliyorlar. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Evet gerçekten öyle. Sadece Erkek Voleybol Takımımız beklenen başarıyı gösteremiyor, onun da sebebi; yönetime geldiğimizde tüm transferler sona ermişti ve transfer edecek oyuncu kalmadığı için mevcut kadroyla lige başladık. İlk yarı sonunda antrenör değişikliğine gittik. Ama önümüzdeki sezon iddia ediyorum ve buradan taraftarlarımıza söylüyorum, tüm branşlarda şampiyonluk ipini mutlaka göğüsleyeceğiz. Aslında bu bizim de değil, Yönetim Kurulu’nun başarısıdır. Buradan Başkanımız Yıldırım Demirören’e de amatör branşlara verdiği destekten dolayı çok teşekkür ediyorum.
2007 için bir düşünceniz olduğunu biliyoruz. Bundan bahsedebilir misiniz...
Evet en büyük ve ezeli rakibimiz Fenerbahçe’nin 2007 yılında 100. Yılını kutlayacağını ve bu dönemde de amatör branşlarda tüm kupaları onların almak istediğini medyadan takip ediyorum. Ama ben de Beşiktaş amatör şube sorumlusu olarak iddia ediyorum ki onlara bu kupaları vermeyeceğiz. Çünkü Beşiktaş alt yapısıyla çok güçlü ve küçük yaşlardan itibaren tüm branşlarda çok iyi sporcular yetiştiren ve milli takıma da sporcu veren bir kulüp. İşte bu nedenle hem güzel bir çekişme olması adına hem de çok çalıştıklarını bildiğim alt yapı sporcularımın özellikle 2007’de 13 dalda mücadele eden amatör branşlarımızdan 13’te 13 beklediğimizi belirtmek istiyorum.
Lisanslı ürünlerin kullanılması konusunda da çok hassas olduğunuzu biliyoruz. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Kesinlikle bu konuda taraftarımızdan çok büyük destek bekliyoruz. BJK Store’larımızdan alışveriş yapmaları yönünde ben fırsat buldukça karşılaştığım her Beşiktaş taraftarıyla görüşüyorum. Ama onların da bize nerede olursa olsun korsan ürün kullanan ya da satışını gerçekleştirenleri bizlere bildirmelerini istiyoruz. Belki maddi anlamda daha ucuza satın alıyorlar ama hem kalitesiz ürünlere sahip oluyorlar hem de ödedikleri paralar kulübümüze girmemiş oluyor. Gerçek Beşiktaş taraftarı kulübüne maddi anlamda da destek olmalıdır. Buradan bir kez daha sizin aracılığınızla taraftarlarımızın lisanslı ürün kullanmaya özen göstermeleri mesajını vermek istiyorum.
Beşiktaş taraftarı hakkında neler söylemek istersiniz?
Onlar kadar yaratıcı ve üretken bir topluluk bence dünya üzerinde yok. Diğer kulüplere baktığınızda kendilerine ait besteleri bile yoktur onların. Ama Beşiktaş’ın taraftarının daima bir bestesi olur ve hatta bir kaç maç sonra diğer taraftarlar da bizim besteleri alıp kendi takımlarına uyarlarlar. O yüzden Beşiktaş ilk’lerin ve farklılıkların takımı olmaya devam edecektir.
En sevdiğiniz tezahüratımız hangisi?
Hiç ayırım yapamayacağım. Kısaca hepsi demek istiyorum.
Camiamız’a nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Beşiktaşlı olan herkesin Kulübümüz’e faydası olacağına inanıyorum. Bu yüzden tüm Camia’nın birlik ve beraberlik içerisinde kenetlenip Beşiktaşımız’ı Dünya Kulübü yapmak için destek olmaya çağırıyorum.
Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum. Beşiktaşımız’ın adının dünyada daha fazla duyulması ve yurt dışında yaşayan taraftarlarımızın bize çok rahatlıkla ulaşmasını sağlayacak olan yeni internet sitemizi çok başarılı buldum.
Teşekkür ederiz.
