Divan Kurulu Başkanlığımız tarafından kurulan ve futbol müsabakalarında terörün nedenleri ile önleme yollarını araştıran Komisyon, çalışmaları hakkında Divan Kurulu Üyelerimiz’e bilgi verdi.
Divan Kurulu Başkanlığımız tarafından 15 Haziran tarihinde oluşturulan ve 10 üyenin yer aldığı Komisyon çalışmalarını, bugün (27 Kasım) Divan Kurulu Lokalimiz’de düzenlenen toplantı ile üyelerimize sundu. İkinci Başkanımız Murat Aksu ve Genel Sekreterimiz Kenan Öner de toplantıya katıldı.
Toplantı öncesinde Divan Kurulu Başkanımız Şeref Nasır, katılımcıları geçtiğimiz günlerde vefat eden efsane futbolcularımızdan Şeref Görkey ve Beşiktaş-Çaykur Rizespor mücadelesinde yaşamını yitiren Cihat Aktaş için 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti.
Saygı duruşunun ardından Nasır, Divan Kurulu Üyelerimiz’e yaptığı konuşmada şu mesajları verdi:
“Bilindiği gibi son yıllarda çeşitli etkenlere bağlı olarak toplumsal yaşamın her alanında görülen şiddet ve törer, bu kavramlarda asla yan yana gelmesi mümkün olmayan spor müsabakalarında da kendini hissettirmeye başlamıştır. Olayların başlangıç aşamasında, ilgililerin, kesin ve köklü önlemleri uygulamaya koymamaları, şiddet hareketlerini cesaretlendirmiş ve stat ayrımı yapılmaksızın yaygınlaştırmıştır.
Geçmişte yaşanan olayları kısaca hatırlamak gerekirse;
Uzun yıllar Türk sporunun içinde olan FIFA kokartlı eski bir hakemimiz spor yorumları, düşünceleri dolayısiyle sokak ortasında vurulmuştur. Kendi ifadesiyle ikinci defa yaşama dönmüştür. Keza bugün TV’lerde futbol yorumu yapan iki eski futbolcu arkadaşımız da gene düşünceleri, yorumları dolayısiyle tecavüze uğramışlardır.
Ne yazık ki bugüne dek bu olayların failleri yakalanmamış, faili meçhul olarak arşivlerdeki yerine terk edilmiştir.
Diğer yandan geçtiğimiz yıl İzmir’de oynanan bir İkinci Lig karşılaşmasında da benzer olaylar yaşanmış, bazı vatandaşlarımız yaşamını yitirmiştir.
Birkaç yıl öncede sırf BJK atkısı taşıdığı için genç bir mühendis kardeşimizde rakip takımın taraftarları tarafından eşinin gözü önünde dövülerek öldürülmüştür.
Bütün bu olaylar ve gelişmeler karşısında sessiz kalan çevrelerin, hatta meslektaşlarının uğradıkları yaşamsal tehditleri görmezden gelenleri bugün stadımızda yaşanan bireysel bir eylemi ve adli olayı vesile ederek Kulubümüz'e yönelttikleri eleştirilerini, olayı Camiamız’a mal etme çabalarını esefle izliyor ve karşılıyorum.
Futbol Federasyonu stadımızda vukuubulan ve hepimizi derinden üzen bireysel bir adli olayı neden göstererek, sporu fair-play ölçüleri içinde dostluk-kardeşlik duygularının pekiştirilmesi olarak kabul eden, milyonlarca seyircimizi de cezalandırma yolunu seçmiştir.
Hiçbir ceza tribünde bir tartışma sonucu hayatını kaybeden genç taraftarımız Cihat Aktaş’ın acısını içimizde dindiremez ve onun karşılığı olamaz.
İlgililerin ihmali ile bir çığ gibi büyüyerek günümüze kadar gelen sporda şiddet ve terörün önlenmesinde bir milat oluşturacaksa, bu haksızlığı içimize sindirebiliriz ve kabullenebiliriz. Her konuda olduğu gibi bu hususta da Türk sporuna öncü olmak maksadıyla verilen cezayı kabul edebiliyoruz.
Değerli arkadaşlarım,
6 Mayıs 2004 tarihinde sporumuzun içine düştüğü kaosu önlemek üzere 5149 sayılı spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair bir kanunumuz yayınlanmıştır. Eksikleri noksanları vardır. Ancak bu kanun gereği tam olarak uygulandı mı? Öncelikle bu kanunun herkese eşit olarak uygulanmasını istiyor ve bekliyoruz.
Bizlerde sporda şiddet ve terörün önlenmesinde etkili olabilecek, sosyal-kültürel ve ekonomik içerikli uzun vadeli önlemleri bir kenara bırakırsak, kısa vadede sonuç alıcı önlemleri acilen yaşama geçirmeliyiz.
Bu konuda başta güvenlik güçleri ve Futbol Federasyonu başta olmak üzere sporla ilgili kamu kurumlarına, spor kulüplerimize ve nihayet görsel ve yazılı basınımıza büyük görevler düşmektedir.
Beşiktaş Jimnastik Kulübü olarak biz de bu önlemlerin hayata geçirilmesinde öncülük yaparak, evimizi ve evimizin önünü temizlemeliyiz.
Bu konuda Kulübümüz’ün en üst düzeyde yürütme organı olarak Yönetim Kurulumuz’un da aynı duyarlılığı paylaştığını, sorumluluk bilinci taşıyan milyonlarca taraftarımızın beklentilerine cevap verecek önlemlerin uygulamaya konulacağını biliyor ve bekliyoruz. Bu konuda seyircimizi bilinçlendirmek üzere son üç maçtır seyircilerimize Yönetim Kurulumuz’un dağıttırdığı, 5149 sayılı kanunun seyircilere yönelik görevlerini hatırlatan bildirisine teşekkür ediyoruz.
Bizler de Divan Kurulu olarak, bu olayları dünden hissederek dikkatinizi çekerim, 6 Mayıs tarihinde 5149 sayılı kanunun yayınlanmasından bir ay sonra, sporda şiddetin önlenmesi maksadıyla bir komisyon kurarak, alınacak tedbirler ve yapılması gereken hususlar üzerinde çalışmalar yaptırdık. Bu komisyonun çalışmaları bugünlerde bitmek üzeredir ve resmi ve spor kulüpleri ilgililerinin katılmasıyla yakında bir toplantı ile, tespit edilen hususlar kamuoyuna açıklanacaktır. Ancak toplumumuzda ve basınımızda her türlü saygı ve nezaket kurallarını bir kenara bırakarak, adeta sokak kabadayısı üslubu ile spor kamuoyu önünde boy gösterenlerin, böylece toplumda genç kuşaklar arasında şiddet tohumlarının atılmasına ve yeşermesine zemin hazırlayanların da Bir TV programında Sayın Ahmet Çakar’ın ifade ettiği gibi tarzlarını terketmeleri ve özeleştiri yapmaları zamanı gelmiştir ve hatta geçmektedir.
Son olarak üzerinde durmak istediğim konu; futbol oyununun temel unsurlarından biri seyircidir. Seyircisiz bir futbol maçını, futbol oyunu olarak kabul etmek mümkün değildir.
Seyirciye yasaklar koyarak, onların statlarına giriş ve çıkışlarını zorlaştırarak barikatlar, kurarak alınan önlemlerin seyirciyi stadyumlardan uzaklaştıracağına dikkat çekmek isterim.
Güvenlik güçlerinin alacakları önlemlerde dahil bütün önlemlerin temel amacı; tüm seyircilerin stadyumlara rahat ve kolay giriş ve çıkışlarını sağlamaya, güven içinde maç seyretmeye yönelik olmalı ailelerimizle, çocuklarımızla bir şenlik havası içinde spor müsabakalarını seyredebilecek ortamların yaratılması sağlanmalıdır. Toplumun her kesiminden bunu bekliyoruz.”
Divan Kurulu Başkanımız Şeref Nasır’ın bu açıklamalarının ardından Komisyon Başkanı Avukat Ali Rıza Dizdar, kürsüye çıkarak çalışmaları hakkında bilgi verdi. Dizdar, şunları söyledi:
“Sadece futbolda terör değil Türkiye’de sporda törenin önlenmesi için ne yapabiliriz, ne yapamayız, neler öneririz, ne eksiklikler görürüz, neler var, neler yok çalışmasıydı. Önce teşhis, sonra önerilerin ne olması üzerinde çalıştık.
Kurallar tam uygulandığı takdirde, suçun ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Barışın sağlanması, şiddetin önlenmesi için kuraları öğreneceğiz, eğiteceğiz.
Pazartesi günü kısa vadedeki çözümleri Yönetim Kurulumuz’a sunacağız. Yönetim Kurulumuz’a şunu da önereceğiz; “Statlarda görev yapan arkadaşları eğitmeye hazırız” diyeceğiz.”
Konuşmaların ardından basın mensupları dışarı alınarak, toplantıya devam edildi.
