3 Kasım tarihli basın açıklamamda değindiğim konuları sizlerle paylaşmak ihtiyacını duydum.
Son zamanlarda spor sahalarında olan olaylar beni çok endişelendirmiştir. Özellikle futbol karşılaşmalarında meydana gelen olaylar artık tehlikeli bir duruma gelmiştir. Sahada oynanan maçın sonucundan çok tribünde yaşanan olaylar tartışılır olmuş, spor müsabakasının değeri tribün anarşisinin gölgesinde kalmıştır. Oynanan oyunun neticede bir "Oyun" olduğu unutularak taraftarlar birbirlerine karşı akıl almaz bir düşmanlık beslemeye başlamış ve bu duygularının tesirinde, hiç olmasını arzu etmediğimiz olaylar yaşanmaya başlamıştır. Dikkat edilirse bu tür olayları önleyemeyen ülkelerde futbol kalitesi gerilemiş, başarılı sonuçlar alınamaz olmuştur.Hatırlarsanız 1974 ve 1978'de dünya kupası finali oynayan Hollanda, tribünlerdeki anarşiyi önleyemeyince futbol seviyesini muhafaza edememiş sıradan bir takım hüviyetine bürünmüştür. Kendine hakim olamayan birkaç seyirci yüzünden maçlara olan ilgi azalmış, hatta bu sporu yapanlar başka dallarda spor yapmayı tercih eder olmuşlardır. Ayrıca bu tür davranışlar Cuma günü de görüldüğü gibi en çok taraftarı oldukları kulübe zarar vermektedir. Her taraftarın kendi takımını teşvik etmesi hepimizin beklediği bir durumdur. Ancak bunu yaparken , rakip takım aleyhine yapılan tezahürat hele hele terbiye sınırlarını aştığında tasvip edilmesi beklenemez. Değerli Taraftarlar, sizlerin takımınızı desteklemeniz takımımıza güç vermektedir ancak bu desteğin centilmence ve fair play ruhu içinde olması en büyük arzumdur. Takımıza bundan sonraki maçlarında başarılar diler, tüm taraftarlarımıza sevgi ve saygılarımı sunarım. Serdar BİLGİLİ |
