100 yıllık bir çınar... Ve hep dimdik ayakta. Beşiktaşlı haklı olarak gurur duyuyor. Beklenti, kutlamaların, etkinliklerin bu tabloya yaraşır güzellikte olması. Bunun yanı sıra da futbol takımının böyle anlamlı bir yılda şampiyonluk kıvancını camiaya yaşatması.
Pekçok kimse şampiyonluğu öncelikli koşul olarak değerlendiriyor. Bu görüş bana göre doğru değil. Şampiyonluğun garantisi olmaz. Dünyanın en güçlü kulüpleri bile böyle bir garantiyi veremez. Önemli olan şampiyonluğa oynayacak bir ekibin yaratılmasıdır. Beşiktaş yönetimi bunu birkaç eksikle gerçekleştirdi.
Yıllar sonra ilk kez yabancı futbolcu transferlerinde skandallar yaşanmadı. Avrupa'nın kenarda köşede kalmış çürüklerine kucak açılmadı. Milyon dolarlar sokağa atılmadı. Cordoba, Zago, Ronaldo, Pancu ve Nouma Beşiktaş'ın çehresini bir anda değiştirdiler. Yıllar sonra kale gerçek sahibini buldu. Zago ve Ronaldo son derece deneyimli ve usta oyuncular. Pancu için Lucescu'ya binlerce teşekkürler... Ve "Kara panter" Nouma... Şu anda çılgınlıklarından arınmış gibi görünüyor. Eğer böyle devam ederse Beşiktaş'ın en önemli silahı. Çok yönlü bir oyuncu. Özellikle de hava toplarında çok etkili. Ben, Lucescu'nun sıcak bakmadığı Amaral'ı da beğeniyorum.
Demek ki, yabancı transferlerde tam isabet sağlanmış. Ancak bu kez de yurtiçi transferlerde yanlışlıklar yapıldı. Niyazi, Zafer ve Eser genellikle tribündeler. Serdar yedek kulübesinde. Tolga yararlı. Kaan Dobra son haftalarda kıpırdamaya başladı fakat sakatlıklardan kurtulamıyor. Göksel de Cordoba'nın yedeği. Beşiktaş'ın beklenildiği kadar çıkış yapamamasının nedeni işte bundan kaynaklanıyor. Göz önündeki futbolcularda nasıl böyle yanılgılara düşüldü, doğrusu anlamak çok güç. Olan oldu. Şimdi ağıt yakmanın zamanı değil. Yönetim şapkasını masanın üzerine koyacak ve önlem alacak.
Onarılacak iki mevkii var. Sağ ve sol kanada iki kaliteli oyuncu transfer edilince tüm sorunlar ortadan kalkar. Şampiyonluk Beşiktaş'ın bir adım önünde. Yeter ki yönetim bu operasyonu gerçekleştirsin. Haydi lütfen bir hamle daha...
