Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yrd. Mehmet Ali Şahin, futbol liglerimizdeki kulüp başkanları ile biraraya geldi. Toplantıda tarihi kararlar alındı.
Bakan Şahin toplantı sonrasında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’deki futbol kalitesini yükseltmek ve var olan sorunları görüşerek onlara çare bulmak için toplandıklarını söyledi. Bakan Mehmet Ali Şahin, toplantıda tüm kulüp başkanları ve yöneticilerinin deklarasyona imza attıklarını belirterek, “Futbolun asıl aktörleri, futbola sahip çıkmanın kararlılığını bugünkü toplantıda açıkça vurguladılar. Herkesin sorumlu davranması gerektiği, özellikle eğer kendi içimizde kötü örnekler sergileyenler varsa onların dışlanması gerektiği de açıkça beyan edilmiştir. Kritik son iki haftaya girdiğimiz şu günlerde kulüp başkanlarımız, çok açık bir şekilde bu son iki haftanın tartışma ile şaibeden uzak geçmesi için sorumluluk bilinci içinde ve tam bir kararlılıkla geçileceğini beyan etmişlerdir” dedi.
Bakan Şahin, özellikle Kurul (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu) kararlarının tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde isabetli olması gerektiğinin de toplantıda vurgulandığını söyledi.
Bakan Şahin, kulüp başkanlarının Başbakanlığa sunulmuş olan Spor Yasası’nın biran önce yasallaşması görüşünü paylaştığının altını çizdi. Mehmet Ali Şahin, son iki haftada düşme hattındaki kulüplerin maçlarının televizyondan naklen yayınlanması isteğinin gündeme geldiğini, Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy’un da bu konuda yayıncı kuruluşla görüşerek elinden geleni yapacağını ifade ettiğini sözlerine ekledi.
Kulübümüz adına Transfer Komitesinden Sorumlu Asbaşkanımız Muzaffer Nasıroğlu’nun katıldığı toplantı sonrasında, tüm yöneticilerin altına imza attığı deklarasyon tarihi bir anlam taşıyor. Deklarasyonda üçüncü bir tarafın bir takımın futbolcularına teşvik pirimi vermeyeceği; kulüp yöneticileri, teknik direktörler ve futbolcuların hakemler hakkında basına, spor kamuoyunun yanlış anlayabileceği açıklamaları yapmayacağı sözü veriliyor. Tüm kulüp başkanları ve yöneticilerinin imzaladığı deklarasyonun içeriği şu şekilde:
“Teşvik primi eğer bir futbol kulübü tarafından kendi sporcularına motivasyon ve başarılarını artırmak için belirli ölçütlerdahilinde veriliyorsa kuşkusuz ki olumlu bir uygulamadır. Ancak inancımız ve kararımız odur ki eğer teşvik primi bir futbol kulübüne yahut oyuncuları ile teknik kadrosuna bir başka futbol kulübü ile oynayacağı bir karşılaşma için üçüncü bir futbol kulübü yararına veriliyorsa haksızdır, adaletsizdir ve herşeyden önemlisi, tıpkı şike suçu gibi ahlaken yanlış bir uygulamadır. Bu anlamıyla teşvik primini biz burada toplananlar kesinlikle kabul etmiyor ve bu iddia ve söylentilerin önüne geçebilmek için her türlü çabayı göstereceğimizi spor kamuoyu önünde ilan ediyoruz.
Hakemler tıpkı hakimler gibi toplumdaki adalet ve hakkaniyet duygularını olumlu ya da olumsuz yönde değiştirecek her kesimin dikkatle ve titizlikle yaklaşması gereken çok önemli unsurlardır. Hakemlerimiz hakkında bundan böyle spor kamuoyunun yanlış anlayabileceği, futbolun üzerinde durduğu zemini bozacak tartışmalardan kaçınacağımıza, yönetici, teknik kadro ve futbolcu düzeyinde, hakemlerimiz hakkında kamuoyu önünde, medya aracılığıyla konuşup açıklama yapmayacağımızı da ilan etmiş bulunuyoruz.''
