Basketbol Erkek Takımımız’ın yıldızı Larry Ayuso, acı dolu yaşamını ilk kez internet sitemize anlattı.
Porto Rico’da doğması... 7 yaşında iken babasının gözlerinin önünde ölmesi... Bir yıl sonra annesinin onu ve üç küçük kardeşini Güney Brax’da bir apartmana taşıması... Bundan bir süre sonra oturdukları binanın bir uyuşturucu savaşında yanması... Uyuşturucu dağıtıcılığı yapan ağabeyi ve üç yakın arkadaşının cinayete kurban gitmesi...
İşte yaşamının ilk 16 yılında bütün bu büyük acıları üst üste yaşayan Larry Ayuso, kendine hep aynı soruyu sordu: “Neden ben?”
Beşiktaş Erkek Basketbol Takımımız’ın yıldızı Larry Ayuso, o günleri anlatırken gözlerindeki hüznü gizleyemiyor:
“Hayat çok değişikti. Basketbol yoktu. Hayatta kalmak için sokakta verdiğim mücadele vardı. Oyuncaklarım yoktu. Hiç çizgi film seyretmedim. Ev çocuğu değildim, sokakta bir adamdım.”
Sokakta ayakta kalmaya çalışan bu çocuğun hayatı, 16 yaşında değişti. Ağabeyi Jose’nin ölümünden sonra kararını verdi, ondan çok daha iyisini yapacaktı:
“Ağabeyimin ölümü beni pozitif bir şeyler yapmaya zorladı. Babam öldüğünde çok üzülmüştüm. Ağabeyimi kaybedince de çok sarsıldım. Sıra bende mi diye düşündüğüm bir sırada top oynamaya başladım ve bu hoşuma gitti. Etrafımdakiler beni bir dönem için Riverside Kilisesi’ne götürdüler. Orada bir takım kurdum ve böylece basketbol hayatıma girdi. Bu benim kurtuluşumdu. Bu olaylar beni o çevreden kendimi kurtarmaya itti. Annem çok stresliydi. Bu çevreden gitme ve pozitif bir şeyler yapma vaktinin geldiğini anladım.”
Basketbol topunun peşinde koşmaya başladığı andan itibaren hayatı değişen Larry Ayuso, ilk üçlüklerini yaşama karşı atmaya başladı.
Amatör olarak basketbol organizasyonları düzenleyen, başarılı olan muhtaç gençleri batıya orta halli ailelerin yanına gönderen Jeff Bryant, Ayuso’nun elinden tutan ilk kişi oldu. Ayuso bu organizasyonda gösterdiği başarıdan sonra New Mexico’da, hayatını değiştiren, “ikinci annem” dediği Diane Taylor’un evine taşındı.
Diane Taylor’un sözlerine göre: “O şirin bir ufaklık değildi. O bir sokak çocuğuydu. Tipik, dayanıklı bir getto çocuğu.... İlk geldiğinde, istediği tek şey kaçmaktı. Değişmemek için kaçmak.”
Ayuso da Taylor’un sözlerini doğrularcasına anlatıyor, ilk New Mexico günlerini:
“Başlangıçta çok çatışmalarımız oldu. Çok bencildim ve hiç olgun değildim. Kaçmayı istediğim bir çok zaman oldu ama annemle konuştum. Annem bana her zaman ‘Sakın geri dönme. Burada senin için hiç iyi bir şey yok. Burada bıraktığın herkes hala aynı şeyleri yapıyor. Buraya neden dönmek istiyorsun?’ diyordu.”
Diane Taylor’un New Mexico’nun eski coachlarından Dave Bilss ve Tony Benford’u kolejin ünlü sahasında Ayuso’yu izlemesi için ikna etmesi, onun Porto Rico Milli Takımı’na kadar uzanan başarılı kariyerindeki ilk ciddi adımdı. Salonda ışıklar yandı, coachlar “atışa başla” dedi. Ayuso o gün Diane Taylor’un boşa konuşmadığını anladı:
“Diane hakkında söylenecek çok şey var. Benim için çok değerli bir insan. Benim meleğim. Onunla karşılaştığım için çok şanslı bir insanım. Hayatımın her sayfasında çok önemli bir parçası var.”
Larry Ayuso, NBA’den Beşiktaş’a uzanan kariyerinde başarıdan başarıya koştu. Siyah-Beyazlı tribünlerimizin sevgilisi olan Porto Ricolu yıldızımız, Beşiktaş Erkek Basketbol Takımımız’ın ligi üçüncü sırada bitirmesinde büyük rol oynadı. Ayuso, Play Off’ta Darüşşafaka ile oynadığımız ikinci maçta ise adeta devleşti, 44 sayı atarak sezonun rekorunu kırdı.
Röportajımızda geçmişten bugüne gelip, Ayuso ile Darüşşafaka maçındaki başarısını konuştuk:
“Normal bir maç değildi. Olaylar çıktı, maç iki defa uzadı. Sonuçta kazanmasını bildik. Sahaya herkes kazanmak için çıkıyor. Çok zor bir maç oldu. Fakat attığım 44 sayının önemi yok. Önemli olan takım olarak galip gelmemiz. Attığım sayılarda arkadaşlarımın da payı çok büyük.”
Taraftarlarımızın “Şarapçı Ayuso” diye tezahüratlarda bulunduğu yıldız oyuncumuza, “Taraftarın sana bu unvanı neden yakıştırdığını hiç düşündün mü? Sana göre nedeni ne?” diye sorduk:
“Bilmiyorum. Şarap içmeyi sevdiğim için herhalde” yanıtını aldık.
Ayuso, sokaktan gelip zirveye çıktı. Fakat sahadaki hırsı bile o yılların izlerini çağrıştıyor bize. Acaba o hala bir sokak çocuğu mu? Cevabı ilginç oluyor:
“Beni dışarıdan görüp değerlendirenler böyle düşünebilirler. Ama beni tanımaya başladığınızda iyi bir insan olduğumu anlayacaksınız.”
Larry Ayuso zor yıllara, zor şartlara rağmen sokaktan gelip, zirveye çıktı. O’nun yaşamı, hayallerinin peşinde koşan herkese “örnek” olmalı.
Röportaj: ÇİĞDEM IŞIK
