Kutlamalarımız üzerine ntvmsnbc.com haber portalında çıkan Yıldıray Şahinler imzalı yazıdır:
Beşiktaş, geçtiğimiz hafta Galatasaray’ı yenip şampiyon oldu. O gece de bu gece de Beşiktaş, karnaval gibi kutluyor şampiyonluğunu. Peki bir eksik yok mu? Hani silah sesleri? Böyle mi kutlanır İstanbul’da şampiyonluk?25 Mayıs Pazar gecesi, dünyanın en güzel stadlarından birinde, dünyanın en önemli derbilerinden birinde, hem de doksanıncı dakikada atılan golle ‘Şampiyon’ oldu Beşiktaş. Pek çok rekoru birarada gördü karakartallar. Ligde en çok puanı toplayan takım, ilk kez dört derbiyi birden kazanan takım oldu. UEFA Kupası’nda ilk kez çeyrek finale çıktı. O doksanıncı dakika golüyle tüm sezonun birikmiş yağmurlarını, karlarını, çamurlarını üzerinden silkelercesine ayağa kalktı Beşiktaşlılar. Öyle bir patlama sesi her stadda kolay kolay duyulmaz. Kimbilir belki üzerlerine atılan çamurları da silkelediler atanların üstüne.
Ardından Beşiktaş taraftarıyla birlikte Dolmabahçe sarayının önünden, o güzelim ağaçlıklı yoldan Beşiktaş’a aktık. Şarkılar türkülerle Beşiktaş Çarşısı’na ulaştık. Kadîm “Köyiçi”ne. Beşiktaşlılar sokaklarda çılgınlar gibi kutluyordu şampiyonluğu. Gerçek bir kutlama yaşanıyordu. Delikanlılar, amcalar, kadınlar, kızlar, genç-yaşlı binlerce Beşiktaşlı, sadece ve sadece eğleniyorlardı. Gece boyunca “Beşiktaş-Köyiçi” sokaklarında kimse kimseyi rahatsız etmeden hepbirlikte coştu,eğlendi, çaldı, söyledi kendine “Beşiktaşlı” diyenler. ” İşte buna ‘karnaval’ denir” diye düşündüm. Â“İşte ‘semt takımı’ olmak bu yüzden önemli” diye düşündüm. Uzun zaman sonra ilk kez bir Avrupa kentinde yaşadığımı hissettim.
Aradan bir hafta geçti; yine bir Pazar günü, pırıl pırıl güneş altında Balmumcu’dan başlayan binlerce kişilik bir taraftar topluluğu, iki kilometre boyunda dünyanın en büyük bayrağıyla bir başka rekor daha kırdı. Ve topluluk bir nehir gibi BJK-İnönü Stadyumu’na akarken, sadece ama sadece bir coşku, eğlence ve kutlama seliydi. Yolda futbolcuları taşıyan üstü açık otobüsle biraraya geldi bu sel, daha da coştu. Ama azmadı. Ne bir gerginlik ne de camlardan atılan silah sesleri... Sadece coşup eğleniyordu Beşiktaş taraftarı. Yaşlı bir hanım birara yanıma yaklaştı ve “Oh be oğlum” dedi “Böyle kutlar işte Beşiktaşlılar Şampiyonluğu! Bu yüzden Beşiktaşlıyım elli yıldır”.
Oysa biz son yıllarda kutlama yerine histeriye, saldırganlığa, silah seslerine, insanların balkonlarında kaza kurşunlarına kurban gitmesine, sokaklarda genç kızların-kadınların şiddetli tacizlere uğramasına alıştırılmamış mıydık? Nereden çıktı bu Beşiktaş?! Nereden çıktı bu coşku?!
Nice yüzyıllara Karakartal!
