HABERLER

15.04.2002

“Futbol şaibe batağında”

Başkanımız Sayın Serdar Bilgili’nin hakemlik müessesesiyle ilgili yaptığı çarpıcı açıklamalar...

Spor Basınının Değerli Mensupları,
Beşiktaş olarak bugüne kadar, başta Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu olmak üzere, futbolumuzla ilgili kurumların yıpranmaması için büyük bir sorumluluk ve fedakarlık örneği gösterdik.
Beşiktaş olarak her şeyi hakederek, emek vererek ve tırnaklarımızla kazıyarak elde etme ilkesinden bir an bile vaz geçmedik.
Spor etiğinden hiç bir zaman şaşmadık. Türkiye’nin bu gergin ortamında örnek bir kurum olmaya çalıştık.
Ancak, dün oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşmasında, orta hakem Muhittin Boşat’ın ve yardımcısı Evren Dölek’in maç yönetimi dışında herşeye benzeyen; futbolu ve Beşiktaş’ı katleden tavırları ve ayrıca maç öncesinde meydana gelen gelişmeler karşısında dehşete düşmüş bulunmaktayız. Değerli Basın Mensupları Beşiktaş- Fenerbahçe maçı öncesinde utanç verici girişimlerde bulunulmuş; sonuçta tehditlere boyun eğilerek sahaya birer tetikçi olarak Muhittin Boşat ve Evren Dölek adlı şahıslar salınmıştır.
Bu şahıslar, hakeme bile gerek olmayacak kadar sakin ve olumlu geçen maçı bir anda katlederek, Beşiktaşın bir yıllık emeğini ve kulübümüze en az 5-6 milyon dolar gelir getirecek olan Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını gasbetmişlerdir.
Merkez Hakem Kurulu da bu gasp eyleminin başlıca suç ortağı olmuştur.
Bu dehşet ve utanç verici olaylara yakından bakalım: 1.Böylesine önemli bir maçı yönetebilecek niteliklere haiz ; kamuoyunun üzerinde birleştiği çok sayıda hakemimiz olmasına rağmen, bu isimler dikkatli bir planla tek tek devre dışı bırakılmış ve yerine güdümlü olarak, her maçında hakem skandallarına neden olan Muhittin Boşat ve yardımcıları atanmıştır. 2. Maç yönetmedeki acizliği defalarca kanıtlanmış ve verdiği kart kararlarıyla Beşiktaş’ın haklarını daha önce de yemiş olan bu hakemin ve yardımcılarının ataması yapılır yapılmaz , Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı, 11 Nisan 2002 Perşembe günü Merkez Hakem Kurulu Başkanı Bülent Yavuz’u aramış; “Sahada aleyhimize bir şey olursa Türkiye’yi başınıza yıkarım” diyerek alenen ağır bir tehditte bulunma cüretini gösterebilmiştir.. 3. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Bülent Yavuz, tehdit olayından sonra Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Haluk Ulusoy’u derhal haberdar etmiş olmasına rağmen maalesef bu tehdidi sineye çekmiş, bu tehdidin altında ezilmiş, ve basiretsiz hakemlerin bu güne kadar olduğu gibi baskılar altında maçı yönetmesine gene sessiz kalmıştır. Bunun sonucunda Beşiktaş-Fenerbahçe maçının üç puanı, sürekli olarak verdikleri demeçlerle federasyonu ve ligi karalayan, Merkez Hakem Kurulu’nu tehdit eden ve Disiplin Kurulu’nun cezasını hiçe sayan bir kulübe diyet olarak sunulmuştur. 4. Federasyon ve Merkez Hakem Kurulu tehditler altında ezilmişken ve hak mahrumiyeti cezası almış bir kulüp başkanı Şeref Tribünü’nün ön sırasında devletin üst düzey yetkilileriyle birlikte oturmuşken; Muhittin Boşat gibi acizliği ve yetersizliği defalarca kanıtlanmış bir kişi ile kim olduğu ve ne amaçla bu maça verildiği meçhul Evren Dölek adlı şahsın; hangi baskı veya vaadlerle sahaya çıkmış olacağını kestirmek hiç de zor değildir. Sözü geçen kişilerin sahadaki karar ve tavırları; aldıkları talimatı harfiyen yerine getirdiklerini göstermektedir. 5. Aynı Muhittin Boşat’ın geçen yılki Fenerbahçe maçında futbolcularımıza yapılan sertlikleri nasıl görmeyerek Ahmet Dursun’a haksız bir kırmızı kart gösterdiği, bu yılki Galatasaray maçında takımımız 2-0 öndeyken verdiği anlamsız ve gereksiz kararlarla oyunun temposunu nasıl düşürdüğü, Rizespor-Diyarbakırspor maçını boks maçı sanıp önündeki yumruklama olayına nasıl seyirci kaldığı, görev aldığı maçlarda pozisyonları nasıl 30-40 metre uzaktan izlediği herkesin malumudur. Hal böyleyken hakemlikten hiçbir biçimde nasibini almamış bu kişinin ve bayrağına bile sahip olamayan yardımcısı Evren Dölek’in hala hakemlik yapıyor olması ve Beşiktaş-Fenerbahçe maçına verilmeleri futbolumuz için utanç vericidir ve asıl şaibe kaynağıdır. Bu hakemler elbette böylesine bir skandal yönetimden sonra kendilerine en az 6 ay ya da 1 yıl maç verilmeyeceğini biliyorlardı... Ancak onlar maçı katletme ve Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi’nden elde edeceği 5-6 milyon dolarını gaspetme cesaretini gösterebildiler. Sözü geçen kişiler bu cesaretlerini hangi güvencelerden, hangi sözlerden, ve hangi vaadlerden aldılar? Bugün asıl üzerinde durulması ve sorgulanması gereken budur. 6. Beşiktaş’ın dünkü maçta hakkının yendiği ve canının yakıldığı maçtan sonra bizzat Fenerbahçe İkinci Başkanı Nihat Özdemir tarafından açıkça belirtilmiştir. “Biz Lig şaibeli derken Beşiktaş bizi yanlız bırakmıştı. İşte bu akşam canları acıyınca şaibeyi gördüler” diyen Özdemir’in kendisi, maçın ve hakemlerin davranışlarının şaibeli olduğunu ve hakemlerin Beşiktaş’ı yakmayı amaçladığını resmen açıklamış bulunmaktadır ve bu Türk sporu için gerçekten esef ve utanç vericidir. Öte yandan Fenerbahçe Başkanı maç öncesinde Televizyon kameralarına ligin şaibeli olduğunu belirtmiş ve bu şaibe hemen ardından sahada bütün görkemiyle icra edilmiştir. Değerli Basın Mensupları,
Sözlerimin başında da belirttiğim gibi biz Beşiktaş olarak her zaman kendi gücümüze güvendik, başarılarımızı tırnaklarımızla söke söke kazandık... Her zaman kavgadan uzak durduk. Kurumlarımızı ve hakemlerimizi koruduk. Ancak görülmektedir ki, şaibe şaibe diye bağıranlar futbolumuzu şaibe batağına batırmışlardır. Merkez Hakem Kurulu bu saldırılar karşısında aciz kalmış, tehditlere boyun eğmiş ve Muhittin Boşat ve Evren Dölek gibi maşalar; futbolu katletsinler, Beşiktaş’ın haklarını gasbetsinler diye sahaya salmıştır. Esas yapılması gereken bu kişilerin, Merkez hakem kurulu başkanı ve üyeleriyle olan ve iki yıldır süregelen ilşkilerinin araştırılmadıdır. Bugün bütün kulüp başkanları istedikleri zaman Merkez Hakem Kurulu Başkanını arayıp emirler ve hatta tehditler yağdırabilmektedir. Şunu açıkça belirtmek isterim ki ben Beşiktaş Kulübü Başkanı olarak Merkez hakem Kurulu Başkanı’nı bir kez dahi aramış değilim. Ancak böylesine kokuşmuş ve temel kuralları yerlebir edilmiş bir ligde yer almaktan gerçekten utanç duyduğumuzu da belirtmek isterim. Bizler üç puan için ya da başka karanlık çıkarlar için değerlerimizi satılığa çıkarmayız. Bundan böyle Muhittin Boşat ve Evren Dölek gibi hakemliğin yüzkaralarına karşı her zeminde hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Bu ülkede, sadece gördüğünü çalan, sadece ve sadece futbolun hizmetinde olan hakemlerin en büyük destekçisi olacağız.
Bu ülkede kurumların eyyam yapmadan, tehditlere boyun eğmeden futbolumuza hizmet etmesi için mücadele edeceğiz.
Beşiktaşın hakkını yemeye yeltenenlerin yakasına yapışacağız. Beşiktaş spor dünyamızda namusun, temizliğin ve ahlaklılığın teminatıdır ve öyle olmaya da devam edecektir.
Saygılarımla kamuoyunun bilgisine sunarım. Serdar Bilgili
BJK Başkanı

Diğer Haberler