HABERLER

28.02.2002

Futbol gönül işiÂ…

Teknik Direktörümüz Christoph Daum’un sitemizde yayınlanan haftalık yazısı...

Internetkommentar 25.02.2002 Christoph Daum Her olumlu sonucun ardından kazanan taraftarın, oyuncunun, gazetecinin ve yöneticinin kalbi daha hızlı atmaya başlıyor. Maçtan birkaç gün önce hiç olmayacak gibi gözüken sonuçlar elde edildiğinde büyük bir coşku yaratıyor, başarının bu heyecanı, kalplerden dışarı taşıyor. Herkes takımı için mümkün olan en yüksek başarıyı elde etmek istiyor, neden? Çünkü o an geldiğinde o anın tadını çıkartmak istiyor. Ne yazık ki en büyük başarıların ardından en büyük hataları yapabildiğimizi çok iyi görmüş ve öğrenmiş durumdayım. Bursa’da Almanya’ya karşı alınmış 1-0 lık galibiyet öylesine coşku ile kutlandı ki herkesin gözünde bir sonraki Finlandiya maçı çoktam kazanılmıştı bile. Ancak herkes o şaşırtıcı Finlandiya maçını ve arkasından gelen acılı günleri hatırlayacaktır. Başarılar yapılması gereken ödevleri bir sisin ardına sakladığında hatalar gizlice ortaya çıkarlar. Futbol daima sınırlarda oynanan bir oyundur. Maç sonucu veya şampiyonluk konusundaki tüm teoriler ve öngörüler sadece birer hipotez olmaktan öteye gidemez. İddialar mevcut gerçekler ile uyum içinde olmalıdırlar, bu arada süprizler de futbolun tadını oluşturur. Herşeyi önceden görebilenler, özellikle medyada ve taraftalar arasında çok tutulurlar. Şüphesiz herkes takımının başarısını arzular ama bu arada diğer takımlara da saygı göstermek gerekir. Galatasaraylı birçok yöneticinin aksine ben Türkiye’nin G.Saray’ın başarısını kıskandığı görüşünde değilim. Sadece ben değil birçok Türk futbolsever de G.Saray’ın kazandığı puanlarla Türkiye’nin UEFA sıralamasında 7. Sırada yer aldığını, bu sayede daha çok kulüp ile kupalara katılabildiğimizi kabul edecektir. Bu başarıların Türk futboluna katkısı büyüktür ve diğer takımlar için de önemli bir örnek teşkil etmektedir. BJK ve F. Bahçe bu yolda kendilerini hazırlamaktadırlar. Bunu yaparken personel ve organizasyon açısından tüm aksayan yönler ortaya konmalıdır. Bu açıdan bizim de sürekli zirvede kalabilmemiz için bazı şeyler inşa etmemiz gerekir. Birçok ekonomik soruna ve yaklaşan seçim dönemine rağmen kulübümüzde birçok önemli kararlar alınmaktadır. Ankaragücü yenilgisinde olduğu gibi bazen kulüpte bir güvensizlik beliriveriyor. Yolumuzdan emin olduğumuz sürece kararlı bir şekilde yürümeye devam edeceğiz. Tüm yol gösterici konuşmalarımıza rağmen bazen günlük olayların etkisinde kalındığını görüyorum. Kalp kırık olunca alınması gereken önemli kararlar gecikebiliyor veya sorgulanıyor. Geleceği stratejik olarak planlamak için günlük olaylardan bağımsız olarak serinkanlılıkla ve inançlı bir kalp ile çalışmak tek çaredir. Bu açıdan başkanımız Sayın Serdar Bilgili’nin yanısıra Sayın Yıldırım Demirören, İbrahim Altınsay ve menajer Sinan Engin teknik heyetle birlikte takım için çok yoğun mesai harcıyorlar. Beşiktaş sadece kendi bildiği yolda gidecek ve hiç bir arkası görülemeyen riske girmeyecektir. Takımımız yönetiminin yoğun çalışmalarını Kocaeli maçındaki gibi başarılarla desteklemeye çalışmaktadır. Tüm sorumlular kalpleri ve akılları ile Beşiktaş’ın geleceği için çalışmaktadır. Benim için Beşiktaş bir gönül işidir. Son günlerde bana atfen yapılan bazı iddialara cevap vermek istiyorum.
  • Ekim 2001 den beri bazı antreman günlerine katılamıyorum ve bu günlerde antremanlar yardımcı antrenörler tarafından başarıyla yapılıyor. Bu 5 ay içinde sadece bir kez kaybettik ve zirveye çıktık. Yine bu sürede kupada yarıfinalist olduk. Daima Beşiktaş için en iyisini yapmaya çalıştım. Kim ki benim yokluğumu başarısızlığın sebebi olarak göstermek ister, geçirdiğimiz bu ayları gözden uzak tutmamalıdır.
  • BJK de bir kaleci problemi yoktur, ne antrenörler arasında ne de kulüpte. İki çok iyi kalecimiz var ve kimin oynayacağına ben karar veririm.
  • Antrenörler arasında da bir sorun yoktur. Her iş, firma veya ailede olacağı gibi bizim aramızda da fikir ayrılıkları olabilir ancak biz bir takımız ve BJK nin başarısı için çalışıyoruz.
  • Diğer Haberler