Teknik Direktörümüz Christoph Daum’un sitemizde yayınlanan haftalık yazısı...
Internetkommentar 18.02.02 Christoph Daum Her üç büyük kulübün de bu sezon şampiyonluk ihtimali devam ediyor. Galatasaray’ın şansı bizim gibi önemli bir maç kaybetmiş olmasına rağmen, ne daha az, ne de daha fazla. Galatasaray deneyim ve rutin işleriyle böyle zor durumlarla başedebilecek durumdadır. Fenerbahçe, W Lorant ile eski gücüne geri rönüyor. W. Lorant kişisel yeteneklerinden bir takım oluşturması gerektiğini idrak etmiş durumda. W. Lorant daima en fazlasını istediğinden onun ve takımının birçok şeyi yapabileceğine inanıyorum. Sonbaharda geçirdiğimiz zor günlere rağmen tüm oyuncularımız kendilerine ve şanslarına inanarak, inanılmaz bir mücadele örneği vererek başa güreşmişlerdir. Pahalı star oyuncular yerine, takımımız bir star haline gelmiş ve her maç oyuncularımızdan biri veya diğeri bir star olmuştur. Bu durumu ne yazık ki Ankaragücü maçında gerçekleştiremedik, bu nedenle üstün götürdüğümüz ve sayısız gol şansı yakaladığımız bir maçtan mağlup ayrıldık. Bizim Türkiye Kupası’nda, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olması Fenerbahçe açısından küçük bir avantaj oluşturuyor. Beşiktaş ve Galatasaray açısından oyuncuların olası sakatlıkları ve takımdan ayrı düşmeleri bir dezavantajdır. Maçlar arasındaki rejenerasyon sürelerinin kısalması da dikkate alınması gereken ek bir yük getirmektedir. Taraftarı ve medyayı gerilimli bir şampiyonluk maratonu bekliyor. Bu oyunun tüm aktörlerinin sinirlerine hakim olmaları gerekiyor. Bunu kaybeden görüş açısını ve hedefini de kaybedecektir.Kendinden çok emin olmak, gevşekliğe ve puan kaybına yol açar. Çok agresif oynamak ise yine gereksiz yenilgilere sebep olur. Tüm oyuncularımız ve takımımız için tek geçerli yol kendi doğrultusunda gitmek ve başkalarını dinlememekten geçer. Başarı için tek çare kuvvetimizi arttırmak ve bunu sahaya yansıtmaktır. Şampiyonluğa giden yolda fiziksel ve ruhsal gücün başarıyla yoğurulması esastır. Yenilgilerimizden daima daha kuvvetlenmiş olarak çıkmakta ve hedefimizi gözden kaybetmemekteyiz. Aynı durum Ankaragücü maçı için de geçerlidir. Hatalarımız ev ödevlerimizi oluşturmaktadır. Bu zamana kadar ortaya konan futbolla tüm oyuncularımız büyük bir övgüyü hakettiler. Ancak bu durumun her maç gününden maç gününe tekrarlanması gerekir.
İnanarak ve coşku ile dış baskılara dayanarak çalışmak tek doğru yoldur. Kim ki kendini yenilmez sanır, kim ki büyük işler başaramayacağını sanır, yanılır. Oyuncu ve antrenörler bu gerçeği idrak ederek çalışmalıdırlar. Beşiktaş’ın yolu, sürekli kendini yenilemek ve maçtan maça konsantre olmaktır. Sözlerle bir yere varmak, sürekli başarı elde etmek mümkün değildir. Beşiktaş kendini elde ettikleri ile ispat edecektir. Bu amaç uğruna en yukarıda başkanımız Sayın Serdar Bilgili’den başlayarak, en altta bekçi Coşkun’a kadar herkes, hergün Beşiktaş için çalışmaktadır.
