Teknik Direktörümüz Christoph Daum´un sadece sitemizde yayınlanan haftalık yorumu.
Jetzt besteht berechtigter Anlass für ein paar Stunden zu feiern.Internet Kommentar - Christoph Daum - 04.12.2001
Profesyonel futbolda sadece sonuç önemli olduğu için, galibiyet ile iyi yaşayabiliriz. Takım yine olağanüstü bir başarı gösterdi ve belki de ufak bir sansasyon başardı. Maç öncesinde hep daha çok Fenerbahçe’nin galibiyet şansının yüksekliği konusunda spekülasyon yapıldı ve birçok eleştirmen kendi kişiliğim hakkında negatif moraller yaydı. Ben bu galibiyeti, bu sezon çok iyi birlikte çalışmamızın bir onayı olarak görüyorum.Her zaman için öğrenme gayreti içinde olan oyuncularımla çalışmak beni sevindirmiştir. Yıldız oyuncular yerine, uygulama hevesi, oyundaki sevinç ve ofansif futbol ile inandırmayı başardık. Biz, yani tüm oyuncular ve antrenörler her zaman Beşiktaş adına en iyisini vermeyi çalıştık, bu nedenle oyuncularımız ve olağanüstü taraftarımız adına çok seviniyorum. Maçtan önce yaptğım bir açıklamada, yılbaşına kadar geleceğimle ilgili bazı şeyleri düşünmem gerektiğini söyledim. Bunun, yine geri çekileceğim yönünde yorumlanmasını benimseyemiyorum. Daha çok bilinçli bir şekilde olumsuz ifadeler seçildiğini düşünüyorum. Beni tanıyanlar, takımın iyiliği ve geleceği sözkonusu ise, asla susmadığımı biliyorlar. Önce ifadelerimin ve endişelerimin haklı olduğu söyleniyor, ancak daha sonra kamuoyunda, Daum’un takımı bırakması, ve Türk olan bir antrenörle anlaşma sağlanmasının en akıllısı olacağı anlatılıyor. Eğer herşeyi güzel göstermek ve gerçeklerden uzak olmak birlikte çalışmanın temeli olacak ise, o zaman ben Beşiktaş için doğru antrenör değilim demektir. İyimserlik benim için iyi bir Danışman, ve bunu da her zaman oyuncularımla paylaştım, onlara örnek verdim. Eleştiri ile yaşamayı öğrendim. Eleştiri her zaman için yapıcı alıgılanmalı ve gerçekleştirilmeli. Beşiktaş hakkında uyarıcı cümlelerim yanlış anlaşıldığında ve bana karşı kullanıldığında kendimi yalnız hissediyorum. Hiç kimseye şahsen saldırmak veya ekonomik kriz için sorumlu tutmak istemiyorum. Ayrıca kendisine saldırdığımı hisseden herkesten de özür dilemek istiyorum. Bir gazeteci veya Yönetici ile yüzleşmeyi aramıyorum, aramayacağım da. Burada önemli olan Beşiktaş’ın geleceği, benim kişiliğim değil. Ben de sorunları kendi içimizde tartışmak ve dile getirmek isterdim. Ama bu maalesef, benim benimsemediğim nedenler yüzünden mümkün olmadı. Bu nedenle önümüzdeki haftalarda geleceğimle ilgili bazı şeyleri düşüneceğim. Şu anda ama biraz eğlenmeyi ve sevinmeyi hak ettik, çünkü daha sonra Gençlerbirliği ile bir sonraki zor görevimiz bizi bekliyor.
