\"Beşiktaş, Toplum’un Örnek Aldığı Bir Kulüp\"
-Beşiktaş’a yönetici olmak nasıl bir duygu sizin için?
Çağımız sivil toplum örgütlerinin çağı. İnsanlar belirli dönemler için demokratik haklarını kullanarak kendilerini yönetecek siyasi partilere oy veriyorlar ama onlar seçildikten sonra siyaseti tamamen bırakıp sivil toplum örgütlerine yöneliyorlar. Artık hükümetin görevlerini, sivil toplum örgütleriyle birlikte yönetiyorlar. Ya katkıda bulunuyorlar ya tepkilerini gösteriyorlar. Türkiye’de spor kulüplerine sadece spor yapılan bir yer olarak bakmamak gerekir bence... Beşiktaş, Türkiye’nin büyük bir kesiminin etkilendiği ve kendini içinde hissettiği bir Camia. Bu Camia’nın topluma yansıyan etik değerleri var, demokratik anlayışı var, ilkeleri var. Toplumun örnek aldığı bir Kulüp’te görev almak da, işi dışardan seyretmemek, elini taşın altına sokmak demektir. Sorumluluğu olan her insanın, bu türlü sivil toplum örgütlerinde çalışması gerektiğine inanıyorum. Onun için de çocukluğumdan beri içimde olan Beşiktaş sevgisine sorumluluğumu da katarak hem Beşiktaş’a birşeyler verebilmek hem de kendimi mutlu hissetmek adına elimden geldiğince Beşiktaş’taki yöneticiliğimi sürdürüyorum.
- Yönetim Kurulumuz’da geçen dönemden devam eden İlhan Durusoy ve siz varsınız. Bu dönemde bunun avantajları oldu mu sizce?
Tabii ki önceki yönetimle çalışmanın büyük faydası oldu. Gerçekten de bu yönetimin önceki yönetimden kalan arkadaşlara bakış açısı son derece olumlu ve onlardan hep birşeyler öğrenmeye yönelik. Bu açıdan çok gururluyum ve mutluyum. Ben de elimden geldiği kadarıyla onlarla paylaşımlarda bulunuyorum. Başkanımız’la birlikte yöneticilik yapmak da çok keyifli.
- Yavru Kartal Türkiye’de ve dünyada ilk ve tek çıkan çocuk dergisi. Bu proje nasıl gelişti?
Yavru Kartal gerçekten bizim yeni doğmuş bir yavrumuz. Şimdi onu büyütmeye çalışıyoruz. Geçen dönem, bir ailenin tepkisi oldu bana. Babaları, aylık dergimizi aldığını fakat içine baktığında çocuklarının okuyacağı çok az şey olduğunu söyledi. Ben de bir yayıncı olduğum için bu açıdan baktım ve neden aylık Beşiktaş Dergimiz’in yanı sıra bir de çocuklar için Yavru Kartal dergimiz olmasın diye düşündüm. Elimizde de bu konuyla ilgili olarak çok iyi bir kadro vardı. Çok iyi destekle ve çok olumlu bir havayla Yavru Kartal çıktı. Bundan sonra da hepimizin desteğiyle daha da büyüyecek.
- İnternet sitemiz, Kulübümüz ile ilgili tüm gelişmelerden taraftarımızı haberdar ediyor, basına bilgi veriyor. Bu Kulübümüz’e nasıl bir avantaj sağlıyor?
Sadece internet olarak düşünmemek lazım. Biz Beşiktaş İletişim Birimi olarak çok iyiyiz. Aslında biz başka hiçbir kulüpte olmayan altyapıyı oluşturduk. Şimdi de bunun meyvelerini alıyoruz. Bir kulüp haber üretemezse, dedikodular üremeye başlar. Tabii basında da yalan haberler yer alır. Siz ne kadar kapalı olur, dışarıya bilgi sızdırmak istemezsiniz o kadar dedikoduyla gündeme gelirsiniz. Onun için biz cesaretle böyle bir birim oluşturduk. Beşiktaş bu konuda en açık ve en demokratik Kulüp. Bir örnek vermek istiyorum. Son dönemlerde basında bazı kulüp üyelerimiz hakkında haberler çıktı. Biz hemen tüm kulüp üyelerimizi inceledik, eksik bilgisi olan ya da kulüp üyeliği vasfını yitirmiş olanların üyeliklerini düşürdük. Bu olay iki türlü de basında yer aldı. İşte bu tip şeyler diğer kulüplerde olmuyor. Biz de herşey olumlu olumsuz demokratik bir şekilde basına yansıyor. Varsın yansısın. Bu bize kesinlikle avantajlar sağlayacaktır diye düşünüyorum. Beşiktaş’ta iletişim açısından da çok güzel şeyler oluyor. BJK Basın Merkezi’ni oluşturduk. Orada, bütün komiteler (futbol, basketbol, voleybol, engelli basketbol.. v.s) haberlerini basın merkezimize aktarıyorlar. Oradan da hem basına, hem televizyonlara, hem de Camiamız’a internet sitemiz aracılığı ile haberleri veriyoruz. Doğruları herkes bizden öğreniyor. Yanlış olan haberlerin de doğrularını vererek o yanlışı silmeye çalışıyoruz. İyi bir iletişim altyapısı kuramazsanız kendinizi anlatamazsınız. Taraftarınız sizi anlamaz. Sosyal sorumluluk isteyen olayları niçin biz topluma duyurmayalım. Basın ilgilenmiyorsa bizim onları duyurmamız lazım. Çok iyi iletişim ağı kurduk. Dergilerimiz, internetimiz bunların hepsi bir bütün. Yurtdışından da birçok taraftarımız artık bizden çok rahat haberdar olabiliyor. BJK Mobile da bunlardan biri. Artık Nevzat Demir Tesisleri’ndeki antrenmandan bile taraftarımız anında cep telefonundan haberdar oluyor. Bunların hepsi Beşiktaşımız’ın dışa açılan iletişim kapıları. Bunu başarmaktan da son derece mutluyuz. Dergilerimiz de çok başarılı.... Gerçekten ciddi dergi gruplarının çıkartabileceği kalitede dergilerimiz var. Burada emeği geçen tüm arkadaşlara, başta da Basın Merkezi Müdürümüz Çiğdem Işık’a teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Böyle güzel işlere imza attığımız için son derece gururluyum.
- Hem basında, hem Beşiktaş’ta yönetici olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Avantaj olarak hiç düşünmedim. Çünkü iki tarafta da ayrı şapkalar takıyorum. Kesinlikle birbirine karıştırmamaya çalışıyorum. Beşiktaş yönetiminde konuşulanların dışarıya yansımasına kesinlikle karşıyım. Bunu yansıtanlara da bir Asbaşkan olarak tepki gösteriyorum. Çünkü Beşiktaş bir aile. Orada aile sorunları olumlu olumsuz herşey konuşulabilir. Bunu hiçbir zaman avantaj olarak kullanmadım ve kullanmayacağım da. Bu konuda çok büyük titizlik gösteriyorum.
- Basının genel olarak Beşiktaş’a yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?
Taraftarımız basında Beşiktaş’a en az yerin ayrıldığı görüşünde birleşiyor... Basında şu kulübe, bu kulübe az yer ayrılıyor diye düşünmemek lazım. Medyada da yanlış bir kanı var. Şu takımın taraftarı fazla, ondan daha çok haber koyarsak çok satarız ya da çok izleniriz gibi. Bence bütün olay gündeme gelmesini bilmekte yatıyor. Basına neyi sunacağını bilmekte. Biz 100. Yılımızda çok iyi projeler yaptık ve bunu basına çok iyi yansıttık. Basın da bunu çok iyi değerlendirdi. Biraz da tabii proje ortaya koymak için başarılı olmak gerekiyor. Çünkü Türkiye’de spor kamuoyu ve spor yazarları sonuca ve başarıya endeksli. Ne kadar başarılıysanız o kadar ilgi görüyorsunuz. Ben Beşiktaş’ın basında hakkının yendiğini düşünmüyorum. Biz en kötü dönemimizde, sezon başında bile stadımızla, çocuk dergimizle, televizyonumuzla, Akatlar Spor ve Kültür Kompleksimiz’le tüm gazetelerin ve televizyonların manşetlerinde yer aldık.
- Beşiktaş Dergimiz uzun yıllardır yayın hayatını sürdüyor. Dergide ilkeleriniz ve amaçlarınız nelerdir?
Derginin öncelikli amacı Beşiktaş’ın içinden, Beşiktaş’ın taraftarına haberler vermek. Yani, burası sizin eviniz. Herkes girip çıkamıyor ama biz öyle bir dergi çıkartıyoruz ki; taraftarımız kendisini BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde futbolcularla yanyana, yöneticinin evinde, Başkan’ın makamında onunla konuşurken hissedebiliyor. Taraftarımız kendisini Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün içinde hissedebiliyor. Antrenörüyle, futbolcusuyla, diğer şubeleriyle Kulübümüz’ü en iyi şekilde dergide yansıtmaya çalışıyoruz. Taraftarlarımız dergiyle birlikte Beşiktaşlılığın farklılığını ve gururunu yaşıyorlar. Bize gelen tepkilerden bunu anlıyoruz.
- Beşiktaş Dergisi ve Yavru Kartal Dergisi’nin daha fazla taraftarımıza ulaşması için nasıl bir yol izliyorsunuz?
Yapılan dergiler, piyasadaki dergilerin kalitesinde. Fiyatıda gayet makul.. Satışımız da gayet başarılı. Abone çalışmalarımızda çok önemli bir yol katettik. Giderek de artacağına inanıyorum.
- Beşiktaş halkın takımıdır. Size göre Beşiktaşlı olmanın ayrıcalıkları nelerdir?
Beşiktaşlı olmak herşeyden önce çağdaş olmayı gerektiriyor. Beşiktaşlı olmak; Atatürkçü olmayı, demokratik olmayı, zeki olmayı, yenilikçi olmayı gerektiriyor. Bu da zaten tirbünlere yansımış durumda. Diğer Kulüp yöneticileri de Beşiktaş tirübününün seyircisinin çok farklı olduğunu, zekalarının da farklı olduğunu söylüyorlar. Beşiktaşlı olmak öncelikle ayrıcalıktır.
- Taraftarlara nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Taraftarımızla gurur duyuyorum gerçekten. Kötü günlerimizde söyledikleri şarkılar beni çok hüzünlendiriyor. Bazen ağlamaklı oluyorum. Hiçbir takım taraftarı kötü günler için bile beste yapmayı düşünmez herhalde. Yeryüzünde hiçbir kulübün böyle bir taraftarı yok. Her maça gelip sevgilerini verip gidiyorlar. Gerçekten bu seyirciye layık olmak lazım. Başrısızlıkta ne olursa olsun büyük bir güç ve teselli kaynağı oluyorlar. Bizi zor günlerden çıkaran taraftara ne kadar minnettar olsak azdır. Hepsini kucaklıyorum ve onlara sevgilerimi yolluyorum. Onlara layık olmaya çalışacağız.
- En sevdiğiniz tezahüratımızla röportajı bitirmek istiyorum.
Kara Kartalım benim, biricik sevgilim.
Teşekkür Ederiz.
