HABERLER

05.01.2005

Murat AKSU - BEŞİKTAŞ İKİNCİ BAŞKANI



“Bizim Beşiktaşlılığımız Aileden Geliyor”


Çocukluk yıllarınızda Beşiktaşlı olmanızın nedenleri
neydi?

Bizim Beşiktaşlılığımız aileden; dedemden, babamdan
geliyor. 3 yaşındaydım. Babam bir ilçe de Kaymakam’dı. Orada çocukların hepsinin
bir takım tuttuğunu öğrenince şaşırdım. Anadolu’daki bu ilçede, ilk defa takım
kavramıyla tanıştım. Eve geldim, babama; “Herkesin bir takımı var. Bizim
takımımız hangisi?” diye sordum. Babam, “Beşiktaş” deyince, “İyi o zaman ben de
Beşiktaşlı’yım” dedim. O günden itibaren Beşiktaşlı’yım.


Çocukluk yıllarınızda Beşiktaş ile ilgili ne gibi anılarınız
var?

İlk hatırladığım Kupa; 1977 yılında kazandığımız
Başbakanlık Kupası. Kardeşimle birlikte “Kazandık, kazandık” diye çığlıklar
atmıştık. İnönü Stadı’nda izlediğim ilk maçı da unutamam. Rahmetli dedemle
birlikte TSYD Kupası maçına gitmiştik. Beşiktaş’ı sahada görünce inanılmaz mutlu
olmuştum ve o gün de kazanmıştık. Unutulmaz anılarım arasındadır.


Beşiktaş’ın taraftarı iken yöneticisi, İkinci Başkanı olmak
nasıl bir duygu? İlk Yönetim Kurulu toplantısında neler
hissettiniz?

İnanılmaz bir heyecan. Yönetimde görev almadan önce
Serdar Bilgili’yi bir kaç kez ziyaret etmiştim. 3 ay önceki görüşmemiz, Yönetim
Kurulu odasında olmuştu. Kendi kendime, “ Şu masada oturmak ne büyük bir
zevktir” diye düşünmüştüm. Demek ki çok istemişim, Cenab-ı Allah 3 ay sonra
nasip etti. Serdar Başkan’la da Yıldırım Başkan’la da dışarıda görüşüyorduk.
Fakat Beşiktaş’ın yöneticisi olmak çok büyük bir onur. İlk toplantımızda da çok
etkilenmiş, çok heyecanlanmıştım.

Aslında siz Türk Futbolu’na
uzak bir yönetici değilsiniz. Futbol Federasyonu’nda önemli görevlerde
bulundunuz. Bu görevler yöneticilik alanında size ne gibi tecrübeler
kazandırdı?

1990-91 TBF Dış İlişkiler Kurulu Üyeliği, 1994-98
TBF Hukuk Kurulu Üyeliği, 1996-98 TKF Yönetim Kurulu Üyeliği, 1996-2000 TFF Dış
İlişkiler Kurulu Üyeliği, 2000-2004 TFF Yönetim Kurulu Üyeliği görevleri yaptım.
Spor federasyonlarıyla yakın çalışan bir yöneticiyim. Fedarasyonlardaki
görevlerim, olaylara yukarıdan bakmayı öğretti. Fakat Futbol Federasyonu’nda
yönetici olmak ile Beşiktaş’ın İkinci Başkanı olmak çok farklı. Hesap
vereceğiniz bir Camia’nın olması, sorumluluğunuzu katlıyor. Ayrıca biliyorsunuz,
babam da çok iyi bir Beşiktaşlı, Beşiktaş’ın alacağı olumsuz bir neticede ilk
olarak onun bana hesap soracağını biliyorum.

İçişleri Bakanı
Sayın Abdülkadir Aksu’nun oğlu olmanız çok gündeme geldi ve konuşuldu. Nasıl bir
baba-oğul ilişkiniz var?

Öncelikle öyle bir babanın oğlu
olmaktan gurur duyuyorum. Allah herkese nasip etsin. Adı, şanı, şöhreti, gücü
dışında bir ağabey-kardeş, iki arkadaş gibiyiz. Birbirimize çok yakınız zor yanı
ise insanların Abdülkadir Aksu ile Murat Aksu’nun kimliklerini karıştırması. Ben
Abdülkadir Aksu’nun oğlu olmaktan gurur duyuyorum fakat Murat Aksu olarak benim
bir kimliğim var. Spor sayfalarında halen, “Beşiktaş’ın İkinci Başkanı, İçişleri
Bakanı’nın oğlu Murat Aksu” diye yazıyorlar. Ben büyük bir Camia’nın İkinci
Başkanı’yım. Bazı kesimler bizim kimliklerimizi ayırmakta
zorlanıyorlar.

Peki size göre Bakanlık mı, Beşiktaş İkinci
Başkanlığı mı daha önemli?

Bakış açısına göre değişir ama bana
göre Beşiktaş İkinci Başkanlığı daha önemli. Siyasette, Belediye
Başkanlığı’ndan, Bakanlık’a kadar önemli görevler vardır. Bunlar fahri
görevlerdir. Benim için Beşiktaş İkinci Başkanlığı fahri görevler arasında en
önemlisidir. Federasyonlardaki görevlerimde elde ettiğim tecrübe ile şimdi
Beşiktaş’a hizmet ediyor olmak çok büyük bir onur, çok büyük bir mutluluk.


İleriki yıllarda politikaya atılmayı düşünüyor
musunuz?

Kısmet, nasip... Bazı şeylerin olmasını kalbinizden
istersiniz. Beşiktaş’a yönetici olmayı kalbimden geçirdim. Allah nasip etti.
İleriki yıllarda siyasete de girebilirim. Ülkemin insanlarına hizmet vesilesi
bunlar. Siyasetin içinde olan bir aileden gelmem, aldığım eğitim nedenleriyle
ismim geçiyor. “Ben gireceğim” demekle girilmez. “Girmeyeceğim” demekle de
girmemezlik yapılmaz. Politika konusunda “Ben kesinlikle kabul etmem” diyen
insanlardan değilim. Bu tür görevleri askerlik yapmak gibi görüyorum. Belli
dönemlerde hizmetlerde bulunursunuz, sonra da yeni gelenlere bırakırsınız.


Murat Aksu özel yaşantısında nasıl bir insandır? Ailenizle
birlikte neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?

Evliyim, iki çocuğum
var. Burada onlara teşekkür ediyorum. Hem hanımım, hem kızlarım verilen her
görevde benim arkamda olmasaydı bu işe kalkışmazdım. Kulübe girince, işler dahil
her şeyi ihmal ediyorsunuz. Hanım, “Sen bu işi de Beşiktaş’ı da çok seviyorsun.
Senin arkandayız” dedi. Ben kulübe girme cesaretini bu sözlerle aldım. Sağolsun
eşim evin ve çocukların sorumluluğunu yüklendi. Biz de yola çıktık. Eşime
buradan çok teşekkür ediyorum. Kızlarım da çok anlayışlı. Küçük kızım 2,5
yaşında ama evde Beşiktaş bayrağıyla geziyor. Beşiktaş’ın 2. Başkanı olmam,
büyük kızımın çok hoşuna gidiyor. Ailece seyahat etmeyi, sinemaya gitmeyi çok
seviyoruz.

Camiamız’a nasıl bir mesaj vermek istersiniz?


Camiamız’ın Kulüpleri’ne sahip çıkmalarını, iyi günde de kötü
günde de desteklemelerini istiyorum. Biz seçim öncesinde verdiğimiz sözlerin
hepsini yerine getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Çok iyi transferler
yaptık, çok iyi bir takım kurduk. Pascal’ın ruhunu aratmayacak bir yıldız olan
Carew geldi. Tribünlerimiz belki de Carew’i Pascal’dan daha çok sevecek.
Stadımız yapılıyor. Taraftar Kapalı’yı istedi, onlara İnönü’nün kalbini geri
verdik. Camiamız’dan kombine kartlarımıza, ürünlerimize, BJK Travel’a, BJK
Sigorta’ya, BJK Mobile’a, dergilerimize, internet sitemize, BJK TV’ye gerekli
ilgiyi göstermelerini istiyoruz. Sadece bizim çabalarımız ile hedeflediğimiz
başarılara ulaşamayız. Camiamız’ın birlik ve beraberlik içinde olmasıyla, büyük
başarılara ulaşacağız. Bu gemide herkese düşen görevler var. Hepimiz bu
görevleri Beşiktaşımız için yerine getirelim; bizden daha büyük bir Camia
olmadığını bilelim.

En sevdiğiniz tezahürat
hangisi?

Beşiktaş sen bizim her
şeyimizsin.

Teşekkür Ederiz.

Diğer Haberler